DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/11/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde kayıp kaçak ve benzeri giderler adı altında alınan tutarların haksız ve hukuka aykırı tahsil edildiğini belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/2834 KARAR NO : 2018/1702 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/12/2017 NUMARASI : 2016/382 E - 2017/1110 K DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 29/11/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde kayıp kaçak ve benzeri giderler adı altında alınan tutarların haksız ve hukuka aykırı tahsil edildiğini belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, zamanaşımı, husumet ve görev itirazları ile birlikte davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davacı vekili birden fazla kez mazeret bildirdiğinden ve dayanağı da bulunmadığından, mazeret talebinin reddi ile 26/09/2017 tarihinde "taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK 150. maddesi gereğince ve süresi içerisinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına" karar verilmiştir. İşlemden kaldırılan dosya için işlemden kaldırıma tarihinden itibaren 3 ay içinde yenilenmediğinden bahisle 29/12/2017 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. İstinaf dilekçesinde özetle, 26/09/2017 tarihli duruşmaya katılmadıklarını, işbu duruşma zaptının, dosyada gider avansı bulunmasına rağmen kendilerine tebliğ edilmediğini, duruşma zaptı tebliğ edilmeden dosyanın işlemden kaldırılmasının hukuka, usule ve yasaya uygun olmadığını beyanla, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf incelemesine konu edilen davaya, ilgili Asliye Ticaret Mahkemesinde, 6545 sayılı yasa gereğince tek hakimli olarak bakılması gerekmektedir. Esasen, yargılama da tek hakimli olarak yürütülmüş, işlemden kaldırma kararı da tek hakim tarafından verilmiştir. Ancak heyet halinde verilen nihai kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle, 5235 sayılı Kanunun 5. maddesi ile, 6545 sayılı Kanunun 45. maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 6545 sayılı Ticaret Mahkemelerinin Kuruluş ve İşleyişine Dair Kanun uyarınca, dava değeri 300,000,00 TL ve altında davalara tek hakimli olarak bakılacağından ve işlemden kaldırma kararı tek hakim uhdesinde yürütülüp, nihai kararın heyet halinde verilmesi HMK 355. maddesine göre kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğinde...