Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, zemin döşemesi yapım işi nedeniyle yazılı eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan cari hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece, davanın ve icra inkar / kötüniyet tazminatlarının reddine dair verilen karar davacı taşeron şirket vekilince ve davalı yüklenici şirket vekilince katılma yoluyla kötüniyet tazminatı yönünden süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir. Davacı taşeron vekili, taraflar arasında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2017/1420 KARAR NO : 2019/110 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/02/2017 NUMARASI : 2014/1512 Esas, 2017/70 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 29/01/2019 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, HMK m. 353 hükmü gereğince duruşmasız olarak dosya üzerinde HMK m. 355 hükmü gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, sair taleplerinin reddi ile; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, zemin döşemesi yapım işi nedeniyle yazılı eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan cari hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olup; mahkemece, davanın ve icra inkar / kötüniyet tazminatlarının reddine dair verilen karar davacı taşeron şirket vekilince ve davalı yüklenici şirket vekilince katılma yoluyla kötüniyet tazminatı yönünden süresinde ve usulünce istinaf edilmiştir. Davacı taşeron vekili, taraflar arasında imzalanan 23.08.2013 tarihli sözleşme gereği müvekkilinin sözleşmeye konu zemin döşeme işini tamamlayarak teslim ettiğini belirterek, davalı şirket tarafından ödenmeyen fatura konusu 50.000,00 TL'nin tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğin ve bu nedenle alacağın belirsiz hale gediğini belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını da saklı tutarak belirsiz alacak davası kapsamında itirazın şimdilik 10.000,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ve aşamada 18.04.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talep miktarını 40.000,00 TL artırarak 50.000,00 TL'ye yükseltmiş ve davasına "blokenin kaldırılması" talebini de eklemiştir.; davalı yüklenici şirket vekili savunmasında, işin geç teslimi nedeniyle ana sözleşmeye dayanılarak dava dışı işveren tarafından müvekkili şirket aleyhinde 693.000,00 TL gecikme cezası kesildiğini, davacı dahil birden çok taşeron şirketten sorumlulukları oranında bu cezaya karşılık kesinti yapıldığını, işveren aleyhine bu kesintisinin iadesi için dava açtıklarını, kesintinin iadesi sağlandığında, davacıya takip konusu paranın ödeneceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, asıl işveren tarafından davalı aleyhinde kesilen 693.000,00 TL gecikme cezası davalıya ödenmedikçe davaya dayanak takip konusu paranın muaccel olmadığından bahisle istenemeyeceğini belirterek davanın ve şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebi ile takibin kötüniyetli yapıldığı hususu ispatlamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İş bu karar davacı ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf edilmiş, davalı istinafının sadece kötüniyet tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı taşeron şirket vekili istinaf talebinde...