İlk derece mahkemesince verilen 23/02/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketi %40, davalının ise %60 hissedarı olarak kurduklarını, daha önce evli olup bilahare boşandıkları, şirketin tüm harcamalarının müvekkili tarafından yapıldığını, ancak bir süre sonra şirketle ilgili bilgi verilmediği, herhangi bir ödeme yapılmadığı, koyduğu sermayeye karşı ödeme alamadığı ve şirketle fiilen irtibatının engellendiğini, şirketin zarar ettiği, rezervasyonların iptal edildiğinin belirtildiği, oysa işlemlerin sürekli çalışılan otellerle değil, başka otellerle yapılan rezervasyon sonucu sıkıntının olduğu, şirketin kötü yönetildiği, ortaklara zarar verme amacının güdüldüğü, bu nedenle davalı şirket yöneticilerinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1037 KARAR NO : 2019/29 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/02/2018 (Ara Karar) NUMARASI : 2018/165 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/01/2019 İlk derece mahkemesince verilen 23/02/2018 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA : Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketi %40, davalının ise %60 hissedarı olarak kurduklarını, daha önce evli olup bilahare boşandıkları, şirketin tüm harcamalarının müvekkili tarafından yapıldığını, ancak bir süre sonra şirketle ilgili bilgi verilmediği, herhangi bir ödeme yapılmadığı, koyduğu sermayeye karşı ödeme alamadığı ve şirketle fiilen irtibatının engellendiğini, şirketin zarar ettiği, rezervasyonların iptal edildiğinin belirtildiği, oysa işlemlerin sürekli çalışılan otellerle değil, başka otellerle yapılan rezervasyon sonucu sıkıntının olduğu, şirketin kötü yönetildiği, ortaklara zarar verme amacının güdüldüğü, bu nedenle davalı şirket yöneticilerinin yetkilerinin askıya alınarak, şirkete tedbiren kayyım atanması talebinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili, açılan davanın haksız olduğu, şirket işleyişi içinde davacının uyumsuz tavırları ve ortaklık hukukuna aykırı davranışları üzerine kendisine ihtar keşide edildiğini, şirketin kuruluşunda vadettiği hiçbir edimi yerine getirmediğini, uygunsuz davranışları ile huzursuzluk yarattığı, şirketin faaliyetini yerine getirmeyince baskı ile para talep ettiğini, iddialarının asılsız olup, davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :Mahkemece davacının ihtiyati tedbir istemi üzerine yapılan değerlendirme ile HMK 390 maddesine göre ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talepte bulunanın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, davacının hiçbir delil sunmadığı, iddialarının yaklaşık olarak ispatlandığı sonucuna ulaşılamayacağından talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Verilen ret kararı davacı tarafından istinaf edilmiş olup, istinafı ile yönetici olan davalı eski eşinin, yine yönetici olarak kendilerine bilgi vermediği, şirkete almadığı, şirketin kasıtlı olarak zarara uğratıldığını, kayyım atanması gerektiği, atanmaması halinde zarara uğrayacağı ve ileride telafisi mümkün olmayan zararların meydana gelmesine neden olunacağı, bu nedenle ret kararının kaldırılarak, talepleri doğrultusunda tedbirin kabulüne karar verilmesi istenmiştir. GEREKÇE :Dava limited şirket müdürünün haklı sebeple görevden alınması ve şirkete kayyım atanmasına ilişkindir. Dava henüz ön inceleme aşamasındadır. 6100 sayılı HMK'nın 389/1. Maddesine göre, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da t...