E:2019/653 K:2021/123
Kısa Önizleme
Önizlemeİlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili şirketin yurt dışına ihracat yaptığını, davalıdan 26.01.2017 tarihli 06.02.2017 tarihli ve 06.03.2017 tarihli faturalarla ''...'' satın aldığını, alınan lastiklerin eşofman imalatında kullanıldığını, üretilen emtianın ihracatın yapılması için mümessil şirkete teslim edildiğini, ihracat öncesi yapılan testlerde kumaşta bir sorun çıkmamakla birlikte davalıdan satın alınan lastiklerde kanserojen madde tespit edildiğini, bunun üzerine mümessil şirket tarafından ihracat durdurularak tüm ürünlerde detaylı test ve inceleme yapıldığını, müvekkilinin durumu derhal davalı yetkililerine bildirdiğini, davalı şirket yetkililerin ise ürünlerin kendilerine ait olmadığını, başka...
Karar Metni
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/653 Esas KARAR NO : 2021/123 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/10/2018 NUMARASI: 2017/953 Esas 2018/1191 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/02/2021 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkili şirketin yurt dışına ihracat yaptığını, davalıdan 26.01.2017 tarihli 06.02.2017 tarihli ve 06.03.2017 tarihli faturalarla ''...'' satın aldığını, alınan lastiklerin eşofman imalatında kullanıldığını, üretilen emtianın ihracatın yapılması için mümessil şirkete teslim edildiğini, ihracat öncesi yapılan testlerde kumaşta bir sorun çıkmamakla birlikte davalıdan satın alınan lastiklerde kanserojen madde tespit edildiğini, bunun üzerine mümessil şirket tarafından ihracat durdurularak tüm ürünlerde detaylı test ve inceleme yapıldığını, müvekkilinin durumu derhal davalı yetkililerine bildirdiğini, davalı şirket yetkililerin ise ürünlerin kendilerine ait olmadığını, başka şirketlerden satın aldıklarını, zararı karşılayacaklarını bildirdiklerini ; davalıdan satın alınan lastiklerin kullanıldığı, ürünlerin büyük mali değerinin bulunması nedeni ürünlerin bu şekli ile ihraç edildiğini, alıcının emtiayı teslim alıp almadıklarını bildiklerini, emtianın iade edilme olasılığının bulunduğunu; normal ihracat prosedüründe ürünlerden numune alınarak laboratuvar incelemesi yapıldığını, ancak test bedelinin müvekkiline yansıtılmadığını, somut olayda ise, kanserojen maddesine rastlanması nedeni ile detaylı şekilde tüm ürünlerin ayrı ayrı incelenerek rapor alınması nedeni ile ürünlerin uzun süre depoda bekletildiğini, müvekkilinin beklemeden kaynaklı 4.389,00-TL navlun ücreti ile laboratuvara ödenen 25.116,43-TL olmak üzere toplam; 29.505,43-TL zararının oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 31.338,40-TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin satıp teslim ettiği emtiada ayıp bulunmadığı, ürünlerin bir çok firmaca alınarak kullanıldığı, bu nedenle öncelikle emtianın müvekkilinden alınan emtia olduğunu kanıtlanması gerektiğini, sunulan rapor ve belgelerin müvekkilinin yokluğunda düzenlenen fahiş miktarlar içerdiğini ayıpların süresi içerisinde usulüne uygun şekilde bildirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 23/10/2018 tarih ve 2017/953 Esas - 2018/1191 Karar sayılı kararında;".....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesinde davalı tarafından teslim edilen ürünlerde ayıp bu...