İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine dair kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalının ... şirketinin ortağı ve müdürü olduğunu, müvekkilinin ise şirketin halkla ilişkiler bölümünde yaklaşık 4,5 yıl görev yaptığını, müvekkilini 13/07/2013 tarihinde odasına çağıran davalının, hesaplarda açık olduğunu söyleyerek müvekkilini zimmetine para geçirmekle suçladığını, davalının, müvekkilinin tahsilat makbuzlarıyla oynama yaparak otomasyon programına eksik tahsilat girerek 2013 yılının Ocak ayından bu yana 30.000-TL parayı zimmetine geçirdiğini iddia ettiğini, dava konusu senedi uzatarak imzalamasını, aksi halde zor kullanacağını söylediğini, davalının korkutması ve tehdidi ile müvekkilinin senedi imzaladığını belirterek, 30.000-TL tutarlı, 13/07/2013 düzenleme tarihli,...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/653 KARAR NO : 2021/718 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/01/2019 NUMARASI: 2016/1132 Esas-2019/51 Karar DAVA: Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/05/2021 İlk derece mahkemesince verilen davanın reddine dair kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalının ... şirketinin ortağı ve müdürü olduğunu, müvekkilinin ise şirketin halkla ilişkiler bölümünde yaklaşık 4,5 yıl görev yaptığını, müvekkilini 13/07/2013 tarihinde odasına çağıran davalının, hesaplarda açık olduğunu söyleyerek müvekkilini zimmetine para geçirmekle suçladığını, davalının, müvekkilinin tahsilat makbuzlarıyla oynama yaparak otomasyon programına eksik tahsilat girerek 2013 yılının Ocak ayından bu yana 30.000-TL parayı zimmetine geçirdiğini iddia ettiğini, dava konusu senedi uzatarak imzalamasını, aksi halde zor kullanacağını söylediğini, davalının korkutması ve tehdidi ile müvekkilinin senedi imzaladığını belirterek, 30.000-TL tutarlı, 13/07/2013 düzenleme tarihli, 20/09/2013 vade tarihli senedin iptaline ve bu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetli ve haksız takip nedeniyle takip konusu alacağın %40'ından az olmamak üzere tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının müvekkilinin kurucu ve ortağı olduğu şirkette çalışırken muhasebe kayıtlarında usulsüzlük yaparak zimmetine para geçirdiğini, davalının zararın tazmin edilmesini istemesi üzerine davacının söz konusu senedi imzalayarak verdiğini, davacı hakkında bu nedenle suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin işlemleri şirket adına yapmış olması nedeniyle de müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; TBK'nın 37. maddesi gereğince, taraflardan birinin, diğerinin veya 3. kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmış ise sözleşme ile bağlı olmayacağı, korkutulanın, içinde bulunduğu durum bakımından kendisinin veya yakınlardan birinin kişilik haklarına ya da mal varlığına yönelik ağır ve yakın bir zarar tehlikenin doğduğuna inanmakta haklı olması halinde korkutmanın gerçekleşmiş sayılacağı, dosyada dinlenen tanık beyanları, ceza mahkemesindeki yargılama ve kesinleşen hüküm birlikte dikkate alındığında, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu, davalının muhasebe kısmında görev yaparken emniyeti suistimal sureti ile çalıştığı işyerine ilişkin bir miktar parayı zimmetine geçirmesi nedeni ile emniyeti suistimal suçundan hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, bu durumda davalı savunmaları ceza mahkemesi yargılaması ile destektenlenmiş olup, senedin korkutma etkisi altına alınmadığı sonucuna varıldığı, diğer taraftan bir suçun varlığına somut emarele...