DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 17/12/2020 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin İstanbul Borsasına kayıt yaparak hisselerini % 32 halka arzı için davalı ile danışmanlık sözleşmesi düzenlendiğini, davalının üstüne düşen görevleri yerine getirmemesi nedeni ile şirketin halka arzının gerçekleşmediğini ve sözleşme süresinin sona erdiğini, danışmanlık hizmetinin başarıya ulaşıp şirket halka arz edilmiş olsa idi davalının müvekkili şirketten tahminen 700.000,00-TL danışmanlık ücreti alacak olduğunu, ancak işlemlerin başarısız olması nedeni ile davalının bu parayı talep hakkından mahrum kaldığını, davalının bu işler için müvekkilinin her türlü belge ve kaşe elde etme imkanına ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2020/151 KARAR NO: 2020/425 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/04/2017 NUMARASI: 2014/943 E., 2017/356 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 17/12/2020 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin İstanbul Borsasına kayıt yaparak hisselerini % 32 halka arzı için davalı ile danışmanlık sözleşmesi düzenlendiğini, davalının üstüne düşen görevleri yerine getirmemesi nedeni ile şirketin halka arzının gerçekleşmediğini ve sözleşme süresinin sona erdiğini, danışmanlık hizmetinin başarıya ulaşıp şirket halka arz edilmiş olsa idi davalının müvekkili şirketten tahminen 700.000,00-TL danışmanlık ücreti alacak olduğunu, ancak işlemlerin başarısız olması nedeni ile davalının bu parayı talep hakkından mahrum kaldığını, davalının bu işler için müvekkilinin her türlü belge ve kaşe elde etme imkanına ve müvekkilinin imza örneklerini görme imkanına sahip olduğunu, böylece, sahte olarak tanzim ettiği bonodaki imzaları müvekkili şirket yetkililerinin imzalarına benzetebildiğini, bu parayı müvekkilinden almayı kafasına koyan davalının müvekkilinin eski ünvanını taşıyan kaşesini boş bir sayfaya bastığını ve üzerini de bilgisayar ile doldurarak bir bono ihdas ettiğini ve bu bonoya istinaden İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini, bononun düzenleme tarihi olan 08/10/2013 tarihinde müvekkili şirketin ... ve ... adlı yönetim kurulu üyelerinin müşterek imzaları ile temsil edildiğini, oysa takip konusu bono üzerinde yer alan şirket kaşesi üzerindeki iki imzanın da şirket yetkililerine ait olmadığını, imza incelemesi yapıldığında takip konusu bonodaki imzanın orijinal imzaya benzemediğinin görüleceğini, müvekkilinin, 27/02/2013 tarihli ve 8267 sayılı ticaret sicil gazetesinde yayınlanan ünvan ve nevi değişikliğine ilişkin karar ile Ltd.Şti.den A.Ş.'ye dönüştüğünü, buna göre tanzim tarihi 08/10/2013 tarihinde müvekkilinin eski ünvanını kullanmasının mümkün olmadığını, bonoda eski ünvana ait kaşenin kullanılmasının da bononun sahte olarak tanzim edildiğinin delili olduğunu, davalı hakkında İst. Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/31113 soruşturma nolu dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, HMK 209.maddesine göre icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasına ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takibinin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirketin ortaklarının müvekkilinin çok yakın arkadaşları olduğunu, halka arz k...