DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/02/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 14/12/2009 tarihli yetkili acentelik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davalının müvekkilinin hasar prim dengesinin bozuk olduğundan bahisle 22/11/2012 tarihinde müvekkilinin acentelik ekranının kapattığını, akabinde de 3 aylık süreye dahi uymadan sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, bu nedenle müvekkilinin büyük maddi zarara uğradığını, oysa müvekkilinin poliçe limitinin ve üretiminin sürekli arttığını, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının 01/11/2012 tarih 17348 sayılı yazısında da haklılıklarının teyit edildiğini ve açıkça Sözleşme...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/75 Esas KARAR NO: 2022/195 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2014/505 Esas - 2019/613 Karar TARİH: 25/06/2019 DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/02/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 14/12/2009 tarihli yetkili acentelik sözleşmesi uyarınca müvekkilinin edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasına rağmen davalının müvekkilinin hasar prim dengesinin bozuk olduğundan bahisle 22/11/2012 tarihinde müvekkilinin acentelik ekranının kapattığını, akabinde de 3 aylık süreye dahi uymadan sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, bu nedenle müvekkilinin büyük maddi zarara uğradığını, oysa müvekkilinin poliçe limitinin ve üretiminin sürekli arttığını, Başbakanlık Hazine Müsteşarlığının 01/11/2012 tarih 17348 sayılı yazısında da haklılıklarının teyit edildiğini ve açıkça Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa tazminat ödemelidir. denilmekte olduğunu, müvekkilinin ticari hayatına devam edebilmesi için gerekli olan muvafakatnamenin davalı tarafça gönderilmediğini, bu haksız uygulama karşısında müvekkilinin 3 yıl boyunca aralıksız çalışarak oluşturduğu çevre ve iş potansiyelinin bir anda söndüğünü, ekranı kapatıldıktan sonra bölge müdürlüğü aracılığıyla işlem yapılmasına dahi izin verilmediğini, müvekkilinin ekranının kapatıldığı 22/11/2012 tarihi ile haksız feshin yapıldığı 22/02/2012 tarihleri arasında resmi bilançolarla sabit 10.000,00 TL zararının olduğunu ve zararın telafi edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin haksız feshi nedeniyle müvekkilinin ekranının kapatıldığı 22/11/2012 tarihi ile haksız feshin yapıldığı 22/02/2012 tarihleri arası resmi bilançolarla sabit yaklaşık 10.000,00 TL maddi zararın(gerçek rakam bilirkişi raporu ile sabit olacak) haksız feshin yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 09/12/2014 tarihli dilekçesinde, bilirkişi raporunda alacağın 40.353,51 TL olabileceğinin belirtildiğini, buna göre taleplerini 30.353,51 TL olarak artırdıklarını belirtmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin 4 ve 8.maddelerinin davacı tarafından ihlali nedeni ile feshedildiğini, davacının sözleşmenin devamı süresince müvekkilinin çıkarlarını koruma yükümlülüğünü göz ardı ettiğini, üretim yetersizliğinin söz konusu olduğunu, ayrıca hasar prim oranının yüksek olduğunu, bu durum müvekkili açısından sözleşmenin devamını imkânsız hale getirdiğinden acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, ...