Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/660 · K. 2021/716
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

E:2019/660 K:2021/716

E. 2019/660K. 2021/71618 Mayıs 2021
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; müvekkillerden ... ile davalı şirket arasında 16/11/2013 tarihli belirli süreli acentelik sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkilinden 30.000 Euro'luk müşterek borçlu-müteselsil kefil ve garantör beyanı adı altında taahhütname alındığını, bu bedel için sonradan akdedilen bayilik sözleşmesinde iptal edilen 16/05/2015 vade tarihli teminat bonosu alındığını, 23/10/2014 tarihinde ise bahse konu temsilcilik sözleşmesi iptal edilerek bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda ödenmesi gereken 30.000-euro'luk isim hakkı bedelinin 27.474,08 Euro'sunun elden davalıya ödendiğini, kalan 2.525,92 Euro'luk tutar için davacı ...'ten senet alındığını, bu senedin de 1.379,31 Euro'luk kısmının elden ödendiğini, geriye...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/660 KARAR NO: 2021/716 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2018 NUMARASI: 2015/888 Esas 2018/695 Karar DAVA: Menfi Tespit, Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/05/2021 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; müvekkillerden ... ile davalı şirket arasında 16/11/2013 tarihli belirli süreli acentelik sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkilinden 30.000 Euro'luk müşterek borçlu-müteselsil kefil ve garantör beyanı adı altında taahhütname alındığını, bu bedel için sonradan akdedilen bayilik sözleşmesinde iptal edilen 16/05/2015 vade tarihli teminat bonosu alındığını, 23/10/2014 tarihinde ise bahse konu temsilcilik sözleşmesi iptal edilerek bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda ödenmesi gereken 30.000-euro'luk isim hakkı bedelinin 27.474,08 Euro'sunun elden davalıya ödendiğini, kalan 2.525,92 Euro'luk tutar için davacı ...'ten senet alındığını, bu senedin de 1.379,31 Euro'luk kısmının elden ödendiğini, geriye 1.146,61-euro'luk isim hakkı bedeli borcu kaldığının davalı firma ortağı ... tarafından e-posta ile müvekkiline bildirildiğini, mevcut bayilik sözleşmesi kapsamında müvekkilinin 2013, 2014 ve 2015 yıllarında zarar ettiğini, sözleşme metninde müvekkillerine zarar verici, ticari hayatı imkansız hale getiren hükümler bulunduğunu, müvekkiline sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı dahi tanınmadığını, davalının 2014 yılında tek taraflı bir şekilde davacıyla yaptığı acentelik sözleşmesini askıya alarak Mayıs 2015 tarihinden itibaren dava dışı ... isimli bir şahısla Ankara bölgesi acentelik sözleşmesi imzaladığını, ayrıca müvekkilinin portföyünün de bu kişiye aktarıldığını, bu nedenle sözleşme ilişkisinin çekilmez hale geldiğini belirterek,verilen senet nedeniyle borç bulunmadığının tesbitine, müvekkili tarafından 10 yıllık süre için peşin ödenen toplam 30.000-euro için uzman bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek maddi zararın kendilerine ödenmesine, TTK'nın 122. maddesi uyarınca hakkaniyet ölçüsünde denkleştirme tazminatı ödenmesine, sözleşmenin feshi ile fesih sebebiyle oluşan diğer menfi zararların da hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; tarafların basiretli tacir olarak hür iradeleri ile bu sözleşmeyi yaptıklarını, dolayısıyla da bağlayıcı olduğunu, sözleşmenin imzası aşamasında gereken özeni göstermesi beklenen davacının sözleşmede tek taraflı zarar verici hükümleri bulunduğunu ileri sürmesinin basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, tacir olan davacının karşı tarafa tek yönlü fesih yetkisi verdiğini ve maddi zarar talebinde bulunmayacağını peşinen kabul ettiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde bayilik bedelinin ia...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikKanun

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 102

I - Tanımı

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2019/660 · K. 2021/416

4 Mart 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/221 · K. 2019/660

9 Aralık 2019

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

E. 2019/1308 · K. 2021/660

25 Mayıs 2021

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

E. 2019/993 · K. 2021/660

30 Haziran 2021

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

E. 2019/1450 · K. 2021/670

28 Mayıs 2021

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/660 · K. 2020/924

30 Haziran 2020