DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... tescil numaralı ve al-marwah ibareli markanın 22.06.2016 tarihinde 25. Ve 35.sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, tanınır ve bilinir bir markaya sahip olduğunu, davalının da "al-marah" ibareli ve .... numaralı markayı kendi adına 25. Ve 35. Sınıflarda tescil ettirildiğinin tesadüfen öğrendiklerini, davalının müvekkilleri ile aynı faaliyet alanında ve aynı müşteri çevresi ile çalışması nedeniyle müvekkillerine ait markayı biliyor olduğunu ve ilgili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2020/331 Esas KARAR NO : 2020/451 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2019 NUMARASI : 2019/51 E. - 2019/366 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/02/2020 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... tescil numaralı ve al-marwah ibareli markanın 22.06.2016 tarihinde 25. Ve 35.sınıflarda tescil edildiğini, müvekkilinin tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, tanınır ve bilinir bir markaya sahip olduğunu, davalının da "al-marah" ibareli ve .... numaralı markayı kendi adına 25. Ve 35. Sınıflarda tescil ettirildiğinin tesadüfen öğrendiklerini, davalının müvekkilleri ile aynı faaliyet alanında ve aynı müşteri çevresi ile çalışması nedeniyle müvekkillerine ait markayı biliyor olduğunu ve ilgili markayı kötüniyetli olarak kendi adına tescil ettirdiğini, davalıya ait markanın, müvekkillerine ait marka ile iltibas oluşturacak nitelikte olduğunu, bu nedenlerle davalıya ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, dava masrafları ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; müvekkiline ait marka ve davacıya ait markanın görsel ve kavramsal olarak kolaylıkla ayırt edilebilmelerini sağlayacak düzeyde farklılıklar arz ettiklerini, markalar arasındaki farkın yalnızca bir-iki harf ya da şekil unsurundan oluştuğu durumlarda dahi markalardaki farklılıkların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayrılmasını sağlıyorsa markaların farklı olarak algılanacağını, davacının markasının Mekke şehrinde yer alan hacıların ziyaret ettiği kutsal iki tepeden birinin adı olduğunu, müvekkillerinin markasının ise "kadınlar" anlamına geldiğini, müvekkilinin markasının SMK m.6/1 hükmündeki şartları taşımadığını, dolayısıyla hükümsüzlüğüne karar verilmesinin mümkün olmadığını, markalar arasında hedef tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma veya ilişkilendirme ihtimali bulunmadığını, davacının müvekkilinin marka başvurusundan yaklaşık 3 yıl sonra dava açtığını ancak müvekkillerinin herhangi bir itiraz gelmeyen tescilli markasını kullandığını, bu nedenle kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini, davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle reddini, müvekkilinin markasının hükümsüzlük için kanunda aranan şartları taşımıyor olması sebebiyle davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 30/05/2017 tarihli 2016/25 Esas- 2017/122 Karar sayılı kararıyla; "Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 156/3 maddes...