DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 09/10/2019 Taraflar arasındaki tazminat davası sonunda verilen karara karşı taraf vekillerince süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... 28.01.2009 tarihinde davalı ... doğum yaptığını, doğumdan hemen sonra bebeğin ağladığını, yaklaşık bir saat sonra davalı Dr. ... bebeği muayene ettikten sonra zatürre olduğunu, boğazının balgamla...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ESAS NO : 2019/1133 KARAR NO : 2019/1732 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2018, Ek Karar Tarihi: 07/03/2019 NUMARASI : 2014/446 Esas, 2018/1018 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 09/10/2019 Taraflar arasındaki tazminat davası sonunda verilen karara karşı taraf vekillerince süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... 28.01.2009 tarihinde davalı ... doğum yaptığını, doğumdan hemen sonra bebeğin ağladığını, yaklaşık bir saat sonra davalı Dr. ... bebeği muayene ettikten sonra zatürre olduğunu, boğazının balgamla dolu olduğunu, 28 gün küvezde kalması gerektiğini söyleyerek bebeğin 28 gün boyunca gözleri açık küvezde kaldığını ve 23.02.2009 tarihinde taburcu edildiğini, 2 gün bebeğin gözlerinin sürekli çapaklı olup sulandığını, davalı Dr. ... bildirmelerine rağmen normal olduğunu söylediğini, bebeğin başlangıçta görmesine rağmen bir süre sonra göremediğini, hemen 14.04.2009 tarihinde davalı hastaneye götürdüklerini, davalıların bebeğin katarakt olduğunu söylediklerini bunu üzerine müvekkillerinin dünya göz hastanesinde başka doktorlara götürdüklerini, bebeğin küvezde kaldığı süre boyunda yüksek ışığa bağlı olarak ROP tanısı ile görme yeteneğini kaybettiğini öğrendiklerini, erken teşhis ile tedavi mümkün iken 5. evrede bu tedavinin mümkün olamadığından körlük ile karşı karşıya kaldıklarını, ailenin yaşadıkları bu acı ve ızdırap nedeniyle yıkıldıklarını, doktor doktor gezip çok para harcadıklarını, haricen yaptıkları araştırmadan ilk göz muayenesinin doğumdan sonraki 4-6 hafta arasından yapılması gerektiğini ancak doğum tartısı 1 gr altında ve 28 haftadan küçük bebeklerde ilk muayenede ROP gözlenmemiş olsa bile 2 haftada bir kontrol gerektiğini öğrendiklerini, ancak bebeğin hastanede kaldığı süre boyunca gerekli kontrollerin yapılmadığından müvekkillerinin maddi ve manevi olarak zarar gördüklerini belirterek, uzuv kaybı nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ve anne babanın olay nedeniyle yaşadıkları derin üzüntü nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın 28.01.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davlılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı .... vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle iş bölümü itirazında bulunduklarını TTK 4,21 maddesi gereği görevli mahkemesinin ticar...