İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin davalı tarafça süresinden önce haksız şekilde feshedildiğini, buna rağmen ariyet olarak verilen malzemelerin sökümüne izin verilmediğini, bu nedenle 23.600,00 TL otomasyon bedeli alacağının muaccel hale geldiğini, ayrıca sözleşme uyarınca müvekkilinin kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.600,00 TL otomasyon bedeli ve şimdilik 10.000,00 TL kar mahrumiyetinin işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin müvekkilince feshedilmediğini, kira sözleşmesinin süresinin sona ermesi ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/802 Esas KARAR NO: 2022/118 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2018/1233 Esas - 2019/1034 Karar TARİH: 17/10/2019 DAVA: Alacak (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2022 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin davalı tarafça süresinden önce haksız şekilde feshedildiğini, buna rağmen ariyet olarak verilen malzemelerin sökümüne izin verilmediğini, bu nedenle 23.600,00 TL otomasyon bedeli alacağının muaccel hale geldiğini, ayrıca sözleşme uyarınca müvekkilinin kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 23.600,00 TL otomasyon bedeli ve şimdilik 10.000,00 TL kar mahrumiyetinin işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddia ettiği gibi sözleşmenin müvekkilince feshedilmediğini, kira sözleşmesinin süresinin sona ermesi ve yenilenmemesi nedeniyle bayilik sözleşmesinin sürdürülmesinin fiili olarak imkansız hale geldiğini, bayilik sözleşmesinin genel işlem koşulları içerdiğini ve davacı taleplerinin kabul edilemeyeceğini, ayrıca müvekkilinin ürün alım taahhüdünde bulunmadığını, davacının müvekkiline teslim ettiği bir otomasyon sisteminin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 17/10/2019 tarih ve 2018/1233 Esas 2019/1034 Karar sayılı Kararı ile; " . davalının, davacının ihtarname ile belirlediği ve davalının ödemesini talep ettiği tutarın eksiksiz bir şekilde davacıya ödendiği, davalının teminat mektubunun bozdurulmaması amacıyla ödemeyi mecbur kalarak yaptığı savunmasının; davacının kendisine ödeme yapılmasına dair ihtarname keşide ederek süre vermesi, verilen sürede ödeme yapılmaması üzerine kısa süre içerisinde alacağının tahsili için bu davayı yöneltmesi, alacağını teminattan tahsil etme yoluna gitmemiş olması ve teminat mektubunun bozdurulacağına dair herhangi bir girişiminin olmaması üzerine yerinde görülmemiş, davacının alacağını tahsil etmiş olması üzerine davanın konusuz kaldığı, davanın devam etmesinde davacının hukuki bir yararının kalmadığı anlaşılmakla davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının dava dilekçesinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi talebinde bulunduğu görülmekle taleple bağlılık ilkesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. gerekçeleri ile; "Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına," karar verilmiş ve verilen karara karşı, taraf vek...