Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/2321 · K. 2022/50
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E:2019/2321 K:2022/50

E. 2019/2321K. 2022/5018 Ocak 2022
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, müvekkillerinin desteği olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile ... plaka sayılı otomobilin çarpışması neticesinde 25/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında destek şahısının vefat ettiğini, davalı ... tarafından ödeme yapılmış ise de bu ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek şimdilik toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin giderinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı ......

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2019/2321 KARAR NO: 2022/50 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2018 NUMARASI: 2016/1214 (E) 2018/613 (K) DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 18/01/2022 Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; resen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, müvekkillerinin desteği olan ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile ... plaka sayılı otomobilin çarpışması neticesinde 25/08/2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında destek şahısının vefat ettiğini, davalı ... tarafından ödeme yapılmış ise de bu ödemenin gerçek zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek şimdilik toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze defin giderinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, dava öncesinde yapılan ödeme nedeniyle müvekkilinin ibra edildiğini, davanın, KTK 111/2. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalı kuruma yapılan müracaat üzerine 17/12/2013 tarihinde toplam 79.973,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı ve bu ödeme nedeniyle ihtirazi kayıt konulmadan "makbuz ve ibraname" başlıklı belgenin imzalandığı, eldeki davanın ise KTK 111/2. maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacılar vekili, hükme esas alınan ibraname üzerinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, bu nedenle ibranamenin makbuz hükmünde olduğunu, dolayısıyla somut olayda hak düşürücü sürenin uygulanma kabiliyetinin bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davaya konu trafik kazası davacıların desteği ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklet ile ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelmiştir. İstinafa konu uyuşmazlık tarafların, dava öncesinde KTK 111. maddesi anlamında ödenecek tazminat konusunda bir anlaşmaya varıp varmadıkları giderek davanın hak düşürücü süreye tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı sigorta şirketi tarafından ibraz edilen 02/12/2013 tarihli ibranamede, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması nedeniyle, tarafların ödenecek tazminat miktarı konusunda bir anlaşmaya varmış olduklarından bahsedilmez. Dolayısıyla somut olay bakımından sözü geçen yasa hükmünde öngörülen hak düşürücü sürenin uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda, davanın esasına girilmesine engel nitelikte başkaca bir dava şartı ...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

E. 2021/2344 · K. 2022/50

20 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

E. 2019/5024 · K. 2020/2566

6 Temmuz 2020

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

E. 2019/2355 · K. 2020/2062

6 Temmuz 2020

Bölge Adliye MahkemesiAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

E. 2019/2392 · K. 2022/43

20 Ocak 2022

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2019/1026 · K. 2022/231

7 Şubat 2022

Bölge Adliye MahkemesiAdana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

E. 2019/2540 · K. 2022/215

20 Ocak 2022