Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 10/04/2013 tarihli olup bir inşaat projesinin yükseltilmiş zemin kurulumunu konu alan sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin işe devam ettiği ve edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği sırada davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmayı bıraktığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin yapmış...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/319 KARAR NO : 2021/1119 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2020 NUMARASI: 2019/768 Esas, 2020/297 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın iptali KARAR TARİHİ : 07/06/2021 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 10/04/2013 tarihli olup bir inşaat projesinin yükseltilmiş zemin kurulumunu konu alan sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin işe devam ettiği ve edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiği sırada davalı şirketin müvekkiline ödeme yapmayı bıraktığını, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin yapmış olduğu işe karşılık 15/11/2013 tarihli ... nolu 654.500,02 TL bedelli faturayı düzenleyerek davalıya gönderdiğini, ancak faturanın iade edildiğini ve bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, davalı tarafça dayanılan ibranamenin soyut ve genel nitelikte olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığını, zira hangi alacağın konu edildiğinin ve fesih sebebinin belirtilmediğini, sözleşmenin feshine ilişkin tebliğ edilmiş bir ihtarnamenin bulunmadığını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının edimini gereği gibi yerine getirmemiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ve 27/09/2013 tarihli ibranamenin imza altına alındığını, taraflar arasındaki tek hukuki ilişkinin dava konusu eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, ibranamenin başka bir hukuki ilişkiye istinaden verildiği iddia ediliyorsa ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı tarafından dosyaya sunulan 27/09/2013 günlü ibranamede davacı şirket tarafından sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiği ve tüm sözleşmeden doğan hakediş ve alacaklarını aldığını belirterek davacı şirketin davalı şirketi ibra ettiği, davacı şirketin ibranameye yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, TBK'nın 478. maddesine göre yüklenici ayıplı bir eserin meydana gelmesinden ötürü eserin teslim tarihinde başlayarak taşınmaz yapılarda 5 yılın , ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yüklenicinin ağır kusuru var ise 20 yılı geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiş olup davacı tarafından davalının eserin ayıplı olarak ağır ...