DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalıların müvekkili site yöneticiliği hakkında icra takibi başlattığını, sitenin eski yöneticilerinin defter ve tüm belgeleri müvekkillerine vermediği için böyle bir borçları olup olmadığı konusunda şüpheleri olduğu gibi bu borçların ikinci defa tahsili gibi bir durumun söz konusu olduğunu, alacaklının banka hesapları ve ticari defterleri incelendiğinde böyle bir borcun olmadığının ortaya çıkabileceğini, bono vadelerinde ve vadelerinden sonra davacı şirkete ödeme görüldüğünü, önceki yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkilinin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/2735 Esas KARAR NO : 2019/2282 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2016 NUMARASI : 2014/1274 2016/1146 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 30/10/2019 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, davalıların müvekkili site yöneticiliği hakkında icra takibi başlattığını, sitenin eski yöneticilerinin defter ve tüm belgeleri müvekkillerine vermediği için böyle bir borçları olup olmadığı konusunda şüpheleri olduğu gibi bu borçların ikinci defa tahsili gibi bir durumun söz konusu olduğunu, alacaklının banka hesapları ve ticari defterleri incelendiğinde böyle bir borcun olmadığının ortaya çıkabileceğini, bono vadelerinde ve vadelerinden sonra davacı şirkete ödeme görüldüğünü, önceki yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının %100 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının dava değerini 1.000,00 TL gösterdiğini, oysa takip dosyasındaki asıl alacağın 40.000,00 TL'lik bonolar olması nedeniyle harcın tamamlatılması gerektiğini, takibe konu senedin davacı ... yönetiminin önceki yöneticisi tarafından siteyi temsilen keşide edildiğini, alacaklı olduklarını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davacının dava konusu senetlerin ödendiğine dair delil ibraz edemediği, davalının davacıya kömür satışı yaptığı ve bu satıştan dolayı bakiye 37.117,28 TL alacağının kaldığı, 40.000,00 TL bedelli senetlerin bu alacağa karşılık verildiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davacının takibe konan 40.000,00 TL'lik senetlerden 2.882,00 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya dair istemin reddine, %20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, %20 oranında tazminatın da davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Davacı vekili istinaf sebebi olarak; mahkemenin 09/02/2016 tarihli celsede 40.000,00 TL üzerinden nispi harç yatırılmasına karar verdiğini, müvekkilince harcın tamamlanmak zorunda kaldığını, oysa HMK'ya göre belirsiz alacak davası açılabileceğini, müvekkilinin davanın dava şartı nedeniyle reddedileceği endişesiyle harcı yatırmak durumunda kaldığını, oysa ıslah dilekçelerinde 2.880,00 TL üzerinden borçlu olmadıklarının tespitini istediğini, mahkemenin de bu talebi kabul etmediğini, dolayısıyla harcın tamamlatılmasına ilişkin ara kararın hatalı olduğunu, buna bağlı olarak da kısmen kabul, kısmen red kararının doğru olmadığını, ayrıca icra takibi durmadığından davalı lehine %20...