Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 6/3/2025 Tarihli ve E: 2022/32, K: 2025/67 Sayılı Kararı

E. 2022/32K. 2025/674 Haziran 2025
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

4.6.2025 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 6/3/2025 Tarihli ve E: 2022/32, K: 2025/67 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.

Karar Metni

“… 19.01.2022 tarihli ve 7351 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesiyle 06.01.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin (4) numaralı fıkrasına eklenen cümlede yer alan “yüzde ellisi” ibaresinin Anayasa’ya aykırılığı 7351 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) yürütmenin durdurulmasını düzenleyen 27. maddesinin (4) numaralı fıkrasına vergi kanunları uyarınca iadesi talep edilen vergilere ilişkin olarak açılan davalarda, dava konusu tutarın yüzde ellisi oranında teminat alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemeyeceğini öngören cümle eklenmiştir. Ancak bu türden davalarda yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesinin ön koşulu olan teminat oranının, iptali talep edilen ibareyle, yüzde elli olarak tespit edilmesi; Anayasa’ya aykırıdır. Öncelikle bir ara karar ve yargı görevine mündemiç olan yürütmenin durdurulması kararının hukuki mahiyetini ortaya koymak gerekmektedir. Yürütmenin durdurulması, “özellikle, iptal davaları açısından büyük önem taşır. İptal davası yolu ile, yönetsel kararlara karşı bireyin korunması, yürütmenin durdurulması ile etkinlik kazanabilir. Dava sonuçlanıncaya kadar, bireyi yönetsel işlemlere karşı koruma gerekir. Yönetsel bir işlemin vereceği zarar, her zaman para ile ölçülebilen, tazminat vermekle giderilebilen zararlar değildir. Kimi durumlarda, kişilerin temel hak ve özgürlükleri söz konusudur. Yürütmenin durdurulması yöntemi, bireyi çeşitli yönleri ile yönetsel işlemlere karşı koruyan bir yöntemdir.” [1] Bununla birlikte İYUK’un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Danıştay’da veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmamaktadır. Ancak kanun koyucu, vergi davalarının özellik arz etmesi nedeniyle bu genel kurala bir istisna getirmiştir. Başka bir deyişle anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurmaktadır. Öte yandan anılan maddenin 6. fıkrası uyarınca yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilmekte ve fakat ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilmektedir; taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenmekte; idareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmamaktadır. İptali talep edilen ibareyle yürütmenin durdurulması ara kararı verilebilmesi için teminat alınmasına yönelik ön koşulu düzenleyen hükme bir istisna (özel hüküm) getirilmiştir: Vergi kanunları uyarınca iadesi talep edilen vergilere ilişkin olarak açılan davalarda, dava konusu tutarın yüzde ellisi oranında teminat alınmadan yürütmenin durdurulması k...