6.3.2025 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 11/2/2025 Tarihli ve E: 2025/39, K: 2025/35 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“I) İtiraz Yoluyla İptaline Karar Verilmesi İstenilen Kanun Maddesi: 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinde; "1. Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 2. 17. madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45. ve 46. maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. Ancak nihai karar tarihinden sonra parasal sınırlarda meydana gelen artış, bölge idare mahkemesinin kaldırma veya Danıştayın bozma kararı üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir. 2- İtiraz başvurusunun özünü; parasal sınırların artışında davanın açıldığı tarihin değil, mahkemenin karar verdiği tarihin esas alınması nedeniyle davanın açıldığı tarihte istinaf kanun yolu incelemesine tabi olan söz konusu uyuşmazlığın, 2025 yılında bulunulması nedeniyle mahkemece nihai olarak kararın verileceği tarihte istinaf kanun yolunun kapatılarak verilen kararın kesin hale gelmesi oluşturmaktadır. Yukarıda yer verilen kanun maddelerinin altı çizili olarak gösterilen bölümlerinin; "zaman bakımından uygulama" ile ilgili olarak "davanın açıldığı tarihteki dava değerinin esas alınması" şeklinde değil, ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınırın esas alınması nedeniyle kanuni düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerekmektedir. 3- İdare hukuku alanında da içtihatlarla kabul edilegeldiği gibi, bireyler yönünden öznel nitelikte sonuçları olan birel işlemlerin dayanağı yönetmelik kurallarının normlar hiyerarşisi içinde üst hukuk kuralları getiren Anayasa ve yasa kurallarına ya da hukukun üstün ilkelerine aykırı düzenlemeler getirdiği durumlarda; dayanak yönetmelik kuralının gözardı edilebileceği ve uyuşmazlığın hukuksal çerçevesinin üst hukuk kurallarına ve üstün hukuk ilkelerine göre çözümlenebileceği kabul edilmiştir. İlgililer hakkında tesis edilen işlemlerin dayanağının bir kanuni düzenleme olması durumunda ise, yasal düzenlemenin gözardı edilmesine olanak bulunmamakta, Anayasaya aykırılık taşıdığı kanaatine varılan Kanun maddesinin iptaline karar verilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesine somut norm denetimi yolu ile başvurulması gerekmektedir. II) Konu ile İlgili Kanun Maddeleri: 4- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrasında, "İstinaf, temyizin şekil ve usûllerine tâbidir." denilmiş; 48. maddesinin 6. fıkrasında, "... Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar h...