Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince müvekkilinin işi tamamlayıp geçici kabul yapıldığını, ancak asfalt kaplama onarımları nedeniyle müvekkilinin davalı idareye 84.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, bu ödemenin haksız olduğunu belirterek, davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiş, davalı vekili hasarın asfalt altındaki dolgunun çökmesinden kaynaklandığından davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 14.000,00 TL ceza bedeli alacağı, 35.000,00 TL zarar bedeli olmak üzere toplam 49.000,00 TL'nin ödeme tarihinden faiziyle tahsiline karar verilmiş, karara karşı, davalı idare vekilince istinaf...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2379 KARAR NO : 2020/24 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2019 NUMARASI : 2014/698 Esas, 2019/310 Karar, DAVANIN KONUSU: İstirdat KARAR TARİHİ : 08/01/2020 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince müvekkilinin işi tamamlayıp geçici kabul yapıldığını, ancak asfalt kaplama onarımları nedeniyle müvekkilinin davalı idareye 84.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, bu ödemenin haksız olduğunu belirterek, davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiş, davalı vekili hasarın asfalt altındaki dolgunun çökmesinden kaynaklandığından davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 14.000,00 TL ceza bedeli alacağı, 35.000,00 TL zarar bedeli olmak üzere toplam 49.000,00 TL'nin ödeme tarihinden faiziyle tahsiline karar verilmiş, karara karşı, davalı idare vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece yargılama aşamalarına uyulmadığını, HMK'nın 186. Maddesi gereğince tahkikat bitiminde sözlü yargılamaya geçileceğini ve tarafların sözlü yargılamaya davet edilmelerinin zorunlu olduğunu, mahkemece böyle bir bildirim yapılmadan karar verildiğini, ayrıca bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, faiz türünü ve faiz başlangıç tarihi ile aleyhe hükmedilen vekalet ücretini de kabul etmediklerini belirterek, yerel mahkeme kararının usul ve esas yönlerinden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. 6100 sayılı HMKnın "Tahkikatın sona ermesi" başlıklı 184. maddesi "(1) Hâkim, tarafların iddia ve savunmalarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. (2) Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder." hükmü; "Sözlü yargılama" başlıklı 186. maddesi ise "(1) mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. (2) Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir." hükmü düzenlenmiştir. Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere; hâkim, tahkikatın bitiminden sonra, taraflara, tahkikatın tümü hakkında açıklama yapma hakkı tanımalı, son diyeceklerini bildirmeleri için fırsat vermeli ve bu yargılama aşaması tamamlandıktan sonra esas hakkında kararını vermelidir. Somut olayda, daval...