İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, ... soğuk saklama kaplarının satışı ve dağıtımı konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkilinin davalıdan ilgili ürünleri satın aldığını, bu satış işlemi karşılığında davalı tarafa müvekkili tarafından19.945,50 USD bedelli 27/05/2012 vade tarihli 17/04/2012 tanzim tarihli bono verildiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereği, müvekkili şirketin davalıya ait ürünlerin satışını yaparak ürünlerin satış bedelini davalıya ödeyeceğini, müvekkili şirketin ürünleri davalıdan alıp piyasaya sürdüğünü, belli bir süre sonra satışın gerçekleştiği tüm müşterilerin üründen randıman alamadıklarını bildirmeleri ve artan şikayetler...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/1256 KARAR NO : 2019/1662 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARI VEREN MAHKEME : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/03/2018 DOSYA NUMARASI : 2014/1190 Esas - 2018/446 Karar DAVA: Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 27/11/2019 İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, ... soğuk saklama kaplarının satışı ve dağıtımı konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkilinin davalıdan ilgili ürünleri satın aldığını, bu satış işlemi karşılığında davalı tarafa müvekkili tarafından19.945,50 USD bedelli 27/05/2012 vade tarihli 17/04/2012 tanzim tarihli bono verildiğini, taraflar arasındaki anlaşma gereği, müvekkili şirketin davalıya ait ürünlerin satışını yaparak ürünlerin satış bedelini davalıya ödeyeceğini, müvekkili şirketin ürünleri davalıdan alıp piyasaya sürdüğünü, belli bir süre sonra satışın gerçekleştiği tüm müşterilerin üründen randıman alamadıklarını bildirmeleri ve artan şikayetler neticesinde ürünlerin müvekkili şirkete iade edildiğini, bu aşamada; müvekkili şirketin satış yapamadığını ve davalının ayıplı ve hasarlı ürünleri göndermesi sebebiyle müşterileri nezdinde zorda kaldığını ve müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, satıma konu edilen malların ayıplı olması, müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verildiğini, ürünlerdeki ayıp ve hasarın, ürünün kullanılması ile ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin davalı tarafından kendisine gönderilen malları müşterilerine dağıtıktan sonra artan müşteri şikayetleri ile ayıbın olduğunun ortaya çıktığını, bunun üzerine durumun davalıya bildirilip, tüm ürünlerin belgeli şekilde davalıya gönderilip iade edildiğini, müvekkilinin aldığı ayıplı ürünleri davalıya iade etmesine rağmen davalı tarafın, müvekkili tarafından verilen bonoya dayanarak İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin borçluluk sıfatının mevcut olmadığını bu yüzden borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, ticari ilişki neticesinde, zarara düçar olan taraf müvekkili şirket olduğunu, ayrıca satım sözleşmesine konu olan ürünlerin de iade edildiğini, böylece müvekkili tarafından davalıya verilen ve icra takibine konu olan bononun herhangi bir geçerliliğinin kalmadığını, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının yürütmekte olduğu icra takibi tamamen kötü niyetli bir icra takibi olduğunu, davalı-alacaklı esasen konusuz kalan bir icra takibini yürütmeye çalıştığını, müvekkili şirketin, davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine ve başlatılan icra takibinin iptaline, ayrıca müvekkili şirketin haciz tehdidi altında icra takibine konu edilen bedeli ödemesi halinde davanın istirdat ...