Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 05/06/2008 tarihinde yapı denetim hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ve yapı denetim hizmetini sunduğunu, ancak davalı tarafın hizmet bedelinin ödenmesine yönelik konuda sürekli sorunlar yaşandığından...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18.HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI ESAS NO : 2018/1568 KARAR NO : 2019/141 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/04/2017 NUMARASI : 2014/1147 Esas, 2017/538 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 31/01/2019 Taraflar arasındaki alacak davasında; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmalı yapılmasına gerek görülmediğinden, dosyanın tevdi edildiği mahkememiz üye hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında 05/06/2008 tarihinde yapı denetim hizmet sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ve yapı denetim hizmetini sunduğunu, ancak davalı tarafın hizmet bedelinin ödenmesine yönelik konuda sürekli sorunlar yaşandığından davalının oğlunun yetkilisi olduğu dava dışı şirket ile borcun ödenmesi hususunda 01/08/2011 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşme kapsamında işin 05/12/2011 tarihinde biteceği varsayılarak bu tarih itibariyle davacı şirketin hakkettiği yapı denetim hizmet bedeli 106.248,00 TL olarak hesaplandığını ve bu bedelin dava dışı şirket tarafından ödendiğini, ancak işin sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde 05/12/2011 tarihinde sona eremediğini, davacı tarafından 10/06/2013 tarihine kadar hizmet verilmesine rağmen verilen hizmetin bedeli ödenmediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla hak ettiği 60.426,00 TL bakiye yapı denetim hizmet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilince verilen ıslah dilekçesiyle de 99.374,47 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili ilk derece mahkemesindeki savunmasında özetle; davalının sadece kendisinin imzaladığı 05/06/2008 tarihli sözleşme ile bağlı olduğunu, davacı şirket ile dava dışı müteahhit arasında akdedilen 01/08/2011 tarihli sözleşmenin davalıyı bağlamayacağını, sözleşmenin kamu düzenine aykırı olması nedeniyle geçersiz olduğundan bu sözleşmeyle davalıdan talepte bulunamayacağını, davalının imzaladığı sözleşme kapsamında yapı denetim hizmeti bedelini 05/06/2008 tarihinde akdedilen sözleşme kapsamındaki alacağın 15 nolu bağımsız bölümün davacıya devri yoluyla ödenmiş bulunduğundan herhangi bir borcu bulunmadığından haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; taraf delilleri toplanmış, ilgili belgeler celp edilmiş ve dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle davacı ... hizmet şirketinin aldırılan bilirkişi raporuyla sunduğu hizmet bedelinin 205.622,47 T...