Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 100.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 11/06/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 595.480,88 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2018/2670 KARAR NO : 2018/1595 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/03/2018 NUMARASI : 2015/299 E- 2018/272K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 14/11/2018 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; abone olan davacıdan, davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında, her hangi bir tüketim karşılığı olmayan, kayıp kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahakkuk ettirilen ve haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü bedellerden, şimdilik 100.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 11/06/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 595.480,88 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, kayıp kaçak ve diğer bedellerin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, 6446 sayılı EPDK'nın verdiği yetki ile bu bedellerin belirlenmesi için alınan EPDK kararlarının ve belirlediği tarifelerin tüm tüzel ve gerçek kişileri bağladığını, kanuni zorunluluklar gereği tahsil edilen bedellerin iadesinin talep edilemeyeceğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6719 sayılı yasanın getirdiği düzenleme sebebiyle dava konusuz kaldığından, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Söz konusu kararı davacı vekili ve davalı vekili istinaf etmiştir.Davacı tarafça istinaf sebepleri olarak, hükme esas alınan 6719 sayılı kanun hükümlerinin geriye yürütülemeyeceği, kaldı ki bu yasanın Anayasa Mahkemesi'nce anılan yasanın 17/10 maddesinin, yani mahkemelerin denetim yetkisini kısıtlayan maddenin iptal edildiği, o halde tarifeye uygun alınsa bile, mahkemelerin bunu denetleme ve haksız alınanın iadesine karar verme yetkisi bulunduğu,bu sebeple bu kanunun kazanılmış haklara aykırı olduğu, geçmişte yeni yasa öncesi bu konuda açılan ve kazanılan davalar bulunduğu, o halde davanın esas yönünden incelenip kabul edilmesi gerektiği, dava başında haklılık kabul edilmişken, lehe AAÜT 6.madde gereği nispi yerine maktu vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüş ve kararın bu yönlerden kaldırılması istenmiştir.Davalı tarafça , 6719 Sayılı Kanunun yenilik değil açıklama getirdiği,anılan yasa öncesinde de, bu bedellerin EPK ve Kurul kararları gereği yasal olarak alındığı,6719 sayılı yasanın yargısal karmaşayı gidermek için çıkarıldığı, o halde davada red kararı verilmesi gerektiği, kabule göre de, davacının açıklanan gerekçelerle dava başında haklı olmadığı, o nedenle lehine vekalet ücreti ve yargılama giderleri takdirinin hatalı olduğu, davalı lehine takdir edilmesi gerektiği, kararı...