DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/11/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin davalının haksız feshi sonucu 01/06/2003 tarihinde sona erdiğini, sözleşme hükümleri gereğince müvekkilinin ödenmeyen alacaklarının tahsili için İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/528 esas sayılı dosyası ile alacak davası açtıklarını, davayı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi olarak açtıklarını, yargılama sırasında müvekkilinin davalıdan 4.060.814,59 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkemece taleple bağlılık ilkesi gereğince 146.350,89 TL'nin davalıdan...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2017/4321 Esas KARAR NO : 2018/2502 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/09/2016 NUMARASI : 2015/1132 2016/689 DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/11/2018 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin davalının haksız feshi sonucu 01/06/2003 tarihinde sona erdiğini, sözleşme hükümleri gereğince müvekkilinin ödenmeyen alacaklarının tahsili için İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/528 esas sayılı dosyası ile alacak davası açtıklarını, davayı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi olarak açtıklarını, yargılama sırasında müvekkilinin davalıdan 4.060.814,59 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, mahkemece taleple bağlılık ilkesi gereğince 146.350,89 TL'nin davalıdan tahsiline karar verildiğini, söz konusu bilirkişi raporu ve mahkeme kararıyla sabit olan alacağın davalı tarafından halen ödenmemiş olduğunu, bakiye alacağın ve ayrıca sözleşmenin haksız feshi nedeniyle oluşan tazminat alacağının tahsili için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL alacağın ve tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, sözleşmenin 15/02/1997 tarihli olup üzerinden 19 yıldan fazla süre geçtiği için talebin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından açılan 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde verilen kararın Yargıtay 19.HD'nce bozulduğu, o kararda davacı lehine herhangi bir müktesep hak oluşmadığını, davacının zarar miktarının o davada belirlendiğinin düşünülmesi halinde HMK'nun 109/2 maddesi uyarınca bu konuda bir daha kısmi dava açılamayacağını, HMK'nun 109.maddesi uyarınca alacağın tam belirlenmesi halinde kısmi dava açılamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının aynı konuda daha önce İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/509 esas sayılı dosyasında kısmi dava açtığını, davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedildiğini ve kararın da Yargıtay tarafından onandığını, bu nedenle HMK'nun 114.maddesi uyarınca kesinleşmiş bir konuda yeniden dava açılamayacağını, ayrıca davanın esas yönünden de yerinde olmadığını bildirerek reddini istemiştir. Mahkemece, davacının ilk olarak İstanbul 10.ATM'nin 2005/528 esas sayılı dosyasında 146.350,89 TL'lik alacağın 25.000,00 TL'lik kısmını dava ettiğini, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının alacağının 4.060.814,59 TL olarak hesaplanması üzerine davacının, davasını 146.350,89 TL olarak ıslah ettiğini, bu tutar üzerinden kurulan hükmün Yargıtay 19.HD tarafından faiz yönünden bozuldu...