Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili ile davalı firmanın tüm aktif ve pasifi ile devraldığı grup firması olan ...Ltd. Şti. arasında akdedilen 15.06.2010 tarihli bayilik sözleşmesi gereğince, müvekkilinin davalı firmanın Antalya bölge bayiliğini yaptığını, bayiilik sözleşmesi uyarınca 30.000 TL nakdi teminatının yanısıra G3 belgesi alınması için 5.600 TL yatırıldığını, davalının herhangi bir bildirimde bulunmaksızın 30.03.2011 tarihinde bayilik ilişkisinin fiilen sonlandırdığını, ertesi gün 31.03.2011 tarihinde de noter kanalıyla bayilik sözleşmesini...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/741 KARAR NO : 2018/1517 KARAR TARİHİ: 13/12/2018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2018 NUMARASI : 2014/943- 2018/199 E.K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLAR İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili ile davalı firmanın tüm aktif ve pasifi ile devraldığı grup firması olan ...Ltd. Şti. arasında akdedilen 15.06.2010 tarihli bayilik sözleşmesi gereğince, müvekkilinin davalı firmanın Antalya bölge bayiliğini yaptığını, bayiilik sözleşmesi uyarınca 30.000 TL nakdi teminatının yanısıra G3 belgesi alınması için 5.600 TL yatırıldığını, davalının herhangi bir bildirimde bulunmaksızın 30.03.2011 tarihinde bayilik ilişkisinin fiilen sonlandırdığını, ertesi gün 31.03.2011 tarihinde de noter kanalıyla bayilik sözleşmesini feshettiğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin davalıdan 30.000 TL nakdi teminatını ve bedelsiz kalan 5.600 TLyi iade alamadığını, ayrıca 145.249,22 TL hakediş fatura bedelinin de ödenmediğini, noter yoluyla keşide edilen ihtarnamenin de semeresiz kaldığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin 8.2. maddesi gereğince davacı acentenin müvekkilinden herhangi bir nam altında hiç bir hak ve tazminat ve geri ödeme talebinde bulunamayacağını, sözleşmenin 5.2. maddesine aykırı olarak davacının faaliyet gösterdiği döneme ilişkin günlük kesmiş olduğu nakit fatura ve cari tahsilatlar toplamını müvekkili şirket hesabına göndermeyerek toplamda 135.000 TL kasa kullanımı yaptığını, davacının hak edişlerinden, nakit teminattan ve G3 ödemesi olmak üzere toplam alacağından sözkonusu kasa kullanımının yanısıra kira faturaları, isim hakkı bedeli, IT destek, telefon ve müşteri yansıtmaları gibi kesintiler düşüldükten sonra kalan bakiye 13.254,77 TL alacağın davacının hesabına 17.01.2012 tarihinde ödendiğini, taraflar arasında yapılan mahsuplaşma sonucunda müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, sözleşmenin belirli süreli olduğu ve sözleşmenin 8.1. maddesi gereğince sözleşmenin feshine dayalı olarak davacının tazminat talebinde bulunabilme imkanının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dava...