Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan bakiye iş bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiş, yerel mahkemece verilen görevsizlik kararına karşı, davalı vekilince iki tarafın da tacir olması ve işin her iki taraf için ticari iş olduğundan verilen görevsizlik kararının hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf talebinde bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/2263 KARAR NO : 2018/1735 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2018 NUMARASI : 2018/762 Esas, 2018/983 Karar, DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 26/12/2018 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan bakiye iş bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiş, yerel mahkemece verilen görevsizlik kararına karşı, davalı vekilince iki tarafın da tacir olması ve işin her iki taraf için ticari iş olduğundan verilen görevsizlik kararının hatalı olduğu gerekçesiyle istinaf talebinde bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu maddede sayılan dava ve işlerin asliye ticaret mahkemelerince incelenerek karara bağlanacağı ifade edilmiştir. İstinaf incelemesine konu dosyanın incelenmesinde, davacının gerçek kişi olduğu ve tacir kaydı olmadığı, ancak vergi dairesi cevabına göre davacının ikinci sınıf tüccar olup, işletme esasına göre defter tuttuğu, sözleşme kapsamında düzenlenen faturanın KDV dahil toplam 762.870,00 TL bedelli olduğu, davanın bakiye 462.870,00 TL alacak için açıldığı, davanın tarafların ticari işletmeleriyle ilgili olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulu'nca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1). 5362 nolu Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3. maddesinde Esnaf ve Sanatkâr; ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 24 ve devamı maddelerinde düzenlene...