Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı....Tic. Lt.d Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin adı geçen şirketten keşidecisi olduğu ... nolu 03/06/2014 tarihli 15.000-TL bedelli çeki aldığını, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkilinin bu çeke dayalı olarak icra takibi başlattığını, ancak takibin semeresiz kaldığını ve aciz vesikasına bağlandığını, 5941 sayılı Çek Kanununun 2.maddesi uyarınca bankaların çek karnesi verirken o kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesi için gerekli araştırmayı yapması, gerekli basiret ve özeni göstermesi gerektiğini, davaya konu çekin vadesinden yaklaşık 6 ay önce adı geçen keşideci şirketten alındığını, davalı bankanın ise bu şirkete çek karnesi verdiğinde şirket...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2018/469 KARAR NO : 2018/1619 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/01/2018 NUMARASI : 2016/868 Esas- 2018/35 Karar DAVA :Alacak(Bankacılık İşleminden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/12/2018 Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA: Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı....Tic. Lt.d Şti. arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin adı geçen şirketten keşidecisi olduğu ... nolu 03/06/2014 tarihli 15.000-TL bedelli çeki aldığını, çekin vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkilinin bu çeke dayalı olarak icra takibi başlattığını, ancak takibin semeresiz kaldığını ve aciz vesikasına bağlandığını, 5941 sayılı Çek Kanununun 2.maddesi uyarınca bankaların çek karnesi verirken o kişinin ekonomik ve sosyal durumunun belirlenmesi için gerekli araştırmayı yapması, gerekli basiret ve özeni göstermesi gerektiğini, davaya konu çekin vadesinden yaklaşık 6 ay önce adı geçen keşideci şirketten alındığını, davalı bankanın ise bu şirkete çek karnesi verdiğinde şirket kurulalı henüz 1 yıl bile olmadığını, dolayısıyla şirketin ne bilançosu ne ara bilançosu olmadığı halde şirkete çek karnesi verildiğini, davalı bankanın hiçbir ekonomik araştırma da yapmadığını, bu nedenle müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu(Emsal: Yargıtay 11 HD 05/04/2012 tarihli 2010/14251 E., 2012/ 5383 K. sayılı kararı) ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zararın bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmesi üzerine artırılmak üzere şimdilik 1.000-TLnin ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 23/09/2017 tarihli talep artırım dilekçesi ile, 1.000-TL olan taleplerini 7.500-TLye çıkardıklarını bildirmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının tüm çek borçluları hakkında hukuki yolları tüketmeden hukuka aykırı olarak müvekkilinin sorumluluğuna gidemeyeceğini, ayrıca iddianın aksine müvekkilinin Çek Kanununun 2.maddesinde düzenlenen tüm hususlara riayet ettiğini ve bankaların çek karnesi verilmesinde gerekli araştırmayı yapıp gerekli basiret ve özeni gösterme yükümlülüğüne uygun davrandığını, zira çek karnesi verilmeden önce 22/01/2014 tarihinde KKB üzerinden çek raporu sorgusu yapıldığını ve keşideci firmanın 17/01/2014 tarihine kadar ibrazında 26 adet toplam 582.5917-TLlik çeki ödediğinin ve dava dışı iki bankada da çek hasapları bulunduğunun tespit edildiğini, ilk çek karnesi teslim tarihi 31/01/2014 olup Çek Kanununun 2/3 maddesi uyarınca alınması gereken beyannamenin 31/01/2014 ve 08/05/2014 tarihlerinde alındığını, firmanın ilgili tarihlerdeki en güncel mali verileri olan 30/09/2013 tarihli geçici vergi beyannamesine bakıldığında 231.657,36-TL ciro ve buna karşılık 17.885,14-TL net kâr oluştuğunun görüldüğünü, çek hesabı...