6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kütahya İli, Simav ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde kayıtlı binadaki bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, binadaki 6 adet bağımsız bölümün gerçek fiili durumlarının açıkça zemin, zemin-1A ve zemin-1B'deki bağımsız bölümler 19/05/2011 Simav depremi sebebiyle "orta hasarlı" olarak, bodrum kat ile 1 ve 2 nolu bağımsız bölümleri ise "hasarsız" olarak deprem sigortası kapsamında 26/05/2011 tarihinde sigortalatılarak sigorta primlerinin de ödendiğini, Simav'da 19/05/2011 tarihinde meydana gelen 5,9 şiddetindeki depremin ardından bölgede büyük, küçük yüzlerce deprem meydana geldiğini, poliçe tarihi olan 26/05/2011 tarihinden sonra 1 aylık süre içerisinde şiddeti 4,0'ün üzerinde olan pek çok deprem olduğunu, bu depremler...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/597 KARAR NO: 2021/1278 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2013/352 KARAR NO: 2018/407 KARAR TARİHİ: 17/04/2018 DAVA: Tazminat (DASK Poliçesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 08/12/2021 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kütahya İli, Simav ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselde kayıtlı binadaki bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, binadaki 6 adet bağımsız bölümün gerçek fiili durumlarının açıkça zemin, zemin-1A ve zemin-1B'deki bağımsız bölümler 19/05/2011 Simav depremi sebebiyle "orta hasarlı" olarak, bodrum kat ile 1 ve 2 nolu bağımsız bölümleri ise "hasarsız" olarak deprem sigortası kapsamında 26/05/2011 tarihinde sigortalatılarak sigorta primlerinin de ödendiğini, Simav'da 19/05/2011 tarihinde meydana gelen 5,9 şiddetindeki depremin ardından bölgede büyük, küçük yüzlerce deprem meydana geldiğini, poliçe tarihi olan 26/05/2011 tarihinden sonra 1 aylık süre içerisinde şiddeti 4,0'ün üzerinde olan pek çok deprem olduğunu, bu depremler nedeniyle müvekkiline ait taşınmazların hasara uğradığını, davalıya hasarın giderilmesi yönünde yapılan başvuruya davalı tarafça 05/10/2011 tarihinde verilen cevapta poliçenin 19/05/2011 tarihinde 5,9 büyüklüğündeki depremden sonra tanzim edildiği ve hasarlı konuta sigorta yaptırıldığından bahisle reddedildiğini, ancak poliçeler düzenlenirken müvekkili tarafından taşınmazların hasar durumuna ilişkin olarak net şekilde beyanda bulunularak primlerin bu beyan üzerine hesaplama yapılarak prim tahsil ediğini, DSGŞ C.2.maddesi uyarınca hasarlı bir konuta sigorta yapılmasının mümkün olduğunu, davalının bu durumu bilerek prim tahsil ettiğini ve herhangi bir fesih işlemi ise gerçekleştirmediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/07/2011 tarihli 2010/3805 E. 2011/9247 K. sayılı kararı ile; "Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve zarar miktarı yönünden itibar edilen bilirkişi raporuna göre. 587 sayılı Zorunlu Deprem Sigortasına dair KHK ve ZDSGŞ uyarınca köy yerleşim alanlarında yapılan binaların sigorta kapsamı dışında kalmasına rağmen davacı tarafından doğru beyanda bulunulmasına rağmen konutun sigorta edildiği, riskin meydana gelmesini müteakip taşınmazın köy sınırları içerisinde ve teminat kapsamı dışında kaldığından bahisle ödeme yapılmamasının iyiniyetle bağdaşmadığı gibi akdi görüşmelerden doğan sorumluluk gereğince de yerinde görülemeyeceği gerekçesiyle" davanın kabulü yönünde verilen kararın onandığını beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca, zarar bedelinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olması halinde artırılmak üzere asgari 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte daval...