Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2023/27 · K. 2023/100
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 18/5/2023 Tarihli ve E: 2023/27, K: 2023/100 Sayılı Kararı

E. 2023/27K. 2023/10011 Temmuz 2023
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

11.7.2023 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 18/5/2023 Tarihli ve E: 2023/27, K: 2023/100 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.

Karar Metni

“ Anayasa Mahkemesi’nin birçok kararında belirtildiği üzere Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuk kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Hukuk devletinin temel unsurlarından biri de belirlilik ilkesidir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olmasının yanında, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuki güvenlik ilkesiyle de bağlantılı olup hukuki güvenlik ilkesi bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Anayasa’nın 40. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hükme göre kişilerin yargı makamları ile idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması anayasal bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, temel hak ve özgürlüğü ihlal edilen ya da ihlal edildiğini iddia eden kişilerin ilgili yargı veya idari merciler nezdinde şikâyetlerini dile getirmesi hususunda devlete gerekli ve yeterli mekanizmaları oluşturarak uygun koşulları sağlama yükümlülüğü getirmektedir (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 16). Bu çerçevede Anayasa’nın anılan maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru hakkı; anayasal bir hakkının ihlal edildiğini ileri süren herkese hakkın niteliğine uygun olarak iddialarını inceletebileceği makul, erişilebilir, etkili, ihlalin gerçekleşmesini veya sürmesini engellemeye ya da sonuçlarını ortadan kaldırmaya elverişli idari ve yargısal yollara başvuruda bulunabilme imkânının sağlanmasını teminat altına almaktadır. (AYM, E.2019/102, K.2019/99, 25/12/2019, § 17). Bu kapsamda, mülkiyet hakkı ile bağlantılı olan kuralla Anayasa’nın 40. maddesi kapsamında devletin, bu hakkın korunmasıyla ilgili gerekli koşulları sağlama fonksiyonunu ne ölçüde yerine getirdiğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Kural, 2/B alanlarında bulunan taşınmazların Kanun’a göre hak sahibi sayılan kimselere davalı idarece belirlenen bedel üzerinden doğrudan satılmasını, söz konusu satış bedeline karşı itiraz edilemeyeceğini ve dava açılamayacağını öngörmektedir. Bu kural uyarınca, hak sahiplerinin hak sahipliğine konu taşınmazın satış bedelinin yanlış hesaplandığı, aynı yerde bulunan başka bir taşınmazın farklı bedelle satıldığı gibi itirazları ileri sürmesi mümkün olmamaktadır. Bu durum, hak sahiplerinin olması gerekenden daha yüksek bir satış bedeli ödemesine ya da doğrudan satış hakkından yararlanamamalarına yol açabilecek niteliktedir. Bu yönüyle kural, satış bedeli konusundaki idarenin teklifine karşı idari ve yargı mercileri...

İlgili Mevzuat

§

100 sayılı Kanun, Madde 0

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/41 · K. 2023/102

11 Temmuz 2023

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/5 · K. 2023/45

20 Haziran 2023

Anayasa Mahkemesi

E. 2020/42 · K. 2023/99

4 Ekim 2023

Anayasa Mahkemesi

E. 2023/93 · K. 2023/191

5 Aralık 2023

Anayasa Mahkemesi

E. 2022/108 · K. 2023/55

20 Temmuz 2023

Anayasa Mahkemesi

E. 2021/5 · K. 2023/109

18 Ekim 2023