358 sayılı Ek İlamın 2 inci Maddesiyle; ... Ltd. Şti. yükleniminde gerçekleştirilen “... Su Malzemesi Alımı” işinde, satın alınan malların sözleşmesinde belirlenen sürede teslim edilmediği, buna rağmen gecikme cezası kesilmemesi neticesinde kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle, 148 sayılı ilamın 3 üncü maddesi ile verilen tazmin kararının Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 07.03.2018 tarih ve 44180 sayılı tutanak sayılı kararı ile; sevk irsaliyesinde fiili sevk tarihinin 16.06.2014 olduğu ve dolayısıyla satın alınan malzemelerin teslim edilmesi gereken tarih olan 19.06.2014’ den önce fiili olarak teslim edildiği gerekçesi ile bozulması nedeniyle ilgili Dairede yeniden görüşülmesi neticesinde, kamu zararı konusunda ısrar edilerek toplam ... TL’ye yine tazmin hükmü verilmiştir. TEMYİZ DİLEKÇESİ İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...‘in vermiş olduğu temyiz dilekçesinde; İlk...
Konu: Gecikme Cezası. 358 sayılı Ek İlamın 2 inci Maddesiyle; ... Ltd. Şti. yükleniminde gerçekleştirilen “... Su Malzemesi Alımı” işinde, satın alınan malların sözleşmesinde belirlenen sürede teslim edilmediği, buna rağmen gecikme cezası kesilmemesi neticesinde kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle, 148 sayılı ilamın 3 üncü maddesi ile verilen tazmin kararının Sayıştay Temyiz Kurulu’nun 07.03.2018 tarih ve 44180 sayılı tutanak sayılı kararı ile; sevk irsaliyesinde fiili sevk tarihinin 16.06.2014 olduğu ve dolayısıyla satın alınan malzemelerin teslim edilmesi gereken tarih olan 19.06.2014’ den önce fiili olarak teslim edildiği gerekçesi ile bozulması nedeniyle ilgili Dairede yeniden görüşülmesi neticesinde, kamu zararı konusunda ısrar edilerek toplam ... TL’ye yine tazmin hükmü verilmiştir. TEMYİZ DİLEKÇESİ İlamda Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla sorumlu tutulan ...‘in vermiş olduğu temyiz dilekçesinde; İlk tazmin kararına karşı yaptıkları temyiz başvurusunda; “İlam konusu mal alımı işinde yüklenici firma ile belediyemiz arasında yapılan ihale sözleşmesi hükümlerine göre ekli irsaliye suretlerinden de anlaşılacağı üzere 20 gün olan teslim süresi içerisinde tam ve eksiksiz olarak teslim etmiş ancak muayene ve kabul işlemleri için fatura beklenmiştir. Firmanın faturayı geç göndermesi ve fatura olmadan kabul işlemlerinin yapılamayacağı yolundaki yanlış bilgimizden kaynaklanan nedenlerle en geç 19.06.2014 tarihinde yapılması gerekirken geciktirilmiş ve 26.06.2014 tarihinde yapılmıştır. Dairece yapılan yargılamada sorguda belirtilen gecikme gün miktarı fatura giriş tarihine göre sorguyla aynı miktarda belirlenmiştir. Ancak irsaliyesi düzenlemiş ve yola çıkarılmış bir malın irsaliye tarihinden 7 gün sonra kabul edildiğini, varsaymak hayatın normal akışına ve ekonomik kurallara ters olduğu göz önünde bulundurulduğunda bir günlük sevkiyat bedeli ödeyecek esnafın bu yükü 7 gün araç üzerinde bekletmesi normal şartlarda düşünülemez. Dolayısıyla gecikmenin mal tesliminin geç yapılmasından kaynaklanmaması ve muayene kabul işlemlerine ait belgelerin geç tanziminden kaynaklanması nedeniyle ekli belge sureti incelendiğinde cezayı gerektiren herhangi bir gecikme ve buna bağlı olarak kamu zararının olmadığı görülecektir. (EK- Yüklenici firmaya ait sevk irsaliye sureti)”şeklinde savunma verdikleri, söz konusu temyiz başvuruları ve savunmalarına karşı Temyiz Kurulunca ekli 07.03.2018 gün ve 44181 sayılı Daireye iade kararı verildiği, Temyiz Kurulunun bozma kararı gerekçesinde savunmalarının 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 230/5 maddesine istinaden yerinde görüldüğü, Daire tarafından yapılan yeniden yargılama oturumunda görevli Denetçi ve Sayıştay Savcısının beraat kararı verilmesi kanaatlerini daireye bildirmelerine rağmen tazmin kararında ısrar edildiği, Dairenin tazmin kararına ise iki üye muhalefet ederek beraat kararı verilmesi gerektiği yönünde oy kullandığı, Yukarıda yapılan savunmalar ve ekli belgeler ışığında dairece verilen tazmin hükmünün kaldırılması hususu...