Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Anayasa Mahkemesi/E. 2012/94 · K. 2013/89
Anayasa Mahkemesi

Anayasa Mahkemesinin 10/7/2013 Tarihli ve E: 2012/94, K: 2013/89 Sayılı Kararı

E. 2012/94K. 2013/8925 Ocak 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

1) 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 1 inci Maddesinin Anayasaya Aykırılığı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında arabuluculuğa elverişli olan uyuşmazlıklar belirlenirken tek kıstas, “tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıkları” olarak belirlenmiştir. Ancak bu kıstas yeterince açık değildir. Özel hukuku alanında irade serbestîsi çok geniş bir alana yayılmıştır. Bazı hukuk dalları ise, hem özel hukuk hem de kamu hukuku alanına girebilmektedir. Diğer taraftan, kamu hukuku alanından olmakla birlikte, bazı hukuk dallarındaki uyuşmazlıklarda, tarafların kabulü neticeyi belirlememekle birlikte, davayı kabul eden taraf duruşmalara gelmezse, yargılamaya gıyabında devam edilerek, karar verilebilmektedir. Boşanma, velayet nesebin reddi gibi davalar buna örnek gösterilebilir. Bu nedenle tarafların üzerinde serbestçe hareket...

Karar Metni

"... I- İPTAL ve YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN GEREKÇESİ A- Dava dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir: “ III. GEREKÇE 1) 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 1 inci Maddesinin Anayasaya Aykırılığı Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrasında arabuluculuğa elverişli olan uyuşmazlıklar belirlenirken tek kıstas, “tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri özel hukuk uyuşmazlıkları” olarak belirlenmiştir. Ancak bu kıstas yeterince açık değildir. Özel hukuku alanında irade serbestîsi çok geniş bir alana yayılmıştır. Bazı hukuk dalları ise, hem özel hukuk hem de kamu hukuku alanına girebilmektedir. Diğer taraftan, kamu hukuku alanından olmakla birlikte, bazı hukuk dallarındaki uyuşmazlıklarda, tarafların kabulü neticeyi belirlememekle birlikte, davayı kabul eden taraf duruşmalara gelmezse, yargılamaya gıyabında devam edilerek, karar verilebilmektedir. Boşanma, velayet nesebin reddi gibi davalar buna örnek gösterilebilir. Bu nedenle tarafların üzerinde serbestçe hareket edebilecekleri iş ve işlemlerin tespiti büyük önem taşımaktadır. Kanunun iptali istenen bu hükmü ile devletin yargı unsuru devre dışı bırakılarak, bir anlamda yargı kısmi özelleştirmeye tabi tutulmuş olmaktadır. Kanuna göre taraflar devletin yargısına başvurmak zorunda olmaksızın arabulucular vasıtasıyla uyuşmazlıklarını çözüme ulaştıracaklar ve arabulucunun katılımıyla hazırlanacak belgeyi İcra hâkimine tasdik ettirerek ilam gücüne ulaşabileceklerdir. Bu çerçevede kanunla aşağıda sayılmış maddeler halinde sayılmış bulunan hukuk alanları devletin Yargısal faaliyet alanından çekilmek istenmiş ve bu alanlar açısından yargılama, özelleştirilmiştir. 1. Alacak 2. Tazminat 3. Taşınır mallar, 4. Boşanmada maddi manevi tazminat, 5. Nafaka, 6. Kira bedeli tespiti, 7. Feshin geçersizliği, 8. İşe iade, 9. İş güvencesi, 10. Boşta geçen süre ücret alacağı, 11. Tapu iptal ve tescil, 12. Eda davaları (Serbest tasarruf ve özel hukuk kapsamında) 13. Özel hukuk sözleşme ilişkisinden kaynaklanan davalar Özellikle İş hukukundan ve Aile hukukundan kaynaklanan bazı konular arabuluculuk müessesesinin yapısıyla bağdaşmamasına rağmen, bu kapsamda değerlendirilebilecek ve ilgilinin aleyhine sonuçların doğmasına yol açabilecektir. Nitekim 1 inci maddede arabuluculuk faaliyetlerinin kamu düzenine ilişkin hukuki ilişkilerde, Türk Medeni Kanunu ve İş Hukuku kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmamasına yönelik olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun vermiş olduğu önerge reddedilmiştir. Hangi konuların arabuluculuğa elverişli olduğu bu maddede tahdidi olarak sayılması gerekirken bu yapılmayarak, özellikle taraflardan birinin güçsüz konumda olması nedeniyle korunması gereken tarafların olduğu uyuşmazlıklar veya irade fesadı durumlarında, durumun ne olacağına ilişkin maddede herhangi bir ifadeye yer verilmemiş olması ise başka büyük eksikliktir. Bu nedenle özellikle kamu düzenine ilişkin hukuki ilişkilerde, Aile Hukuku ve İş Kanunu kapsamına giren uyuşmazlıklarda bu fıkranın uygulamas...

Atıf Yapılan Mevzuat

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 141

D. Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması

OtomatikAnayasa

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 36

A. Hak arama hürriyeti

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 128

3. Mahkemeye başvurma

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 188

I. Eşlerin temsil yetkisi

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 82

b. Oy hakkından yoksunluk

OtomatikKanun

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m. 257

Görevi kötüye kullanma102

OtomatikKanun

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m. 82

Yönetmelik

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 128

Süresinde cevap dilekçesi verilmemesinin sonucu

OtomatikKanun

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, m. 188

İkrar

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 38

(Değişik: 18/2/1965-538/20 md.)

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 17

(Değişik birinci fıkra: 16/7/2004-5228/2 md.) Zor durumda bulunmaları

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 2

(Değişik: 23/1/2008-5728/271 md.)

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 20

Verginin tarhı, vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 36

Tahrire göre vergi tarhı, verginin tahrir usulü ile tesbit edilen matrahlar

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 9

Mükellefiyet ve vergi sorumluluğu için kanuni ehliyet şart değildir.

Benzer Kararlar

Anayasa Mahkemesi

E. 2011/42 · K. 2013/60

9 Mayıs 2013

Anayasa Mahkemesi

E. 2013/54 · K. 2013/161

26 Aralık 2013

Anayasa Mahkemesi

E. 2011/142 · K. 2013/52

29 Mayıs 2014

Anayasa Mahkemesi

E. 2013/74 · K. 2013/143

9 Mayıs 2014

Anayasa Mahkemesi

E. 2013/51 · K. 2013/159

9 Mayıs 2014

Anayasa Mahkemesi

E. 2013/76 · K. 2013/144

18 Eylül 2014