Konu: Belediye bütçesinden derneğe mevzuatta öngörülmediği halde nakdi ödeme yapılması 1- 173 sayılı İlamın 19’uncu maddesiyle; ... Belediyesi bütçesinden ... Derneği’ne mevzuatta öngörülmediği halde nakdi ödeme yapılması nedeniyle ...TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlulardan 41417 no.lu dosya ile itiraz eden Harcama Yetkilisi ... ile 41409 no.lu dosya ile itiraz eden Gerçekleştirme Görevlisi ...’in aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde; “... Belediyesi bütçesinden ... Derneği’ne nakdi ödeme yapıldığı tespit edilerek tazmin hükmü verilmiştir. Yoksulluk olgusu her toplumda farklı nedenlerle ortaya çıkmasına rağmen sonuçlan itibariyle insan yaşamına etkisi neredeyse her yerde aynıdır. Nedenleri ve sonuçlarıyla çok boyutlu sosyal bir sorun olan yoksullukla mücadelede bazen geleneksel ailedeki “kader paylaşımı” bazen de merhamet duygusuyla gelişen “hayırseverlik yaklaşımı” söz konusu...
Konu: Belediye bütçesinden derneğe mevzuatta öngörülmediği halde nakdi ödeme yapılması 1- 173 sayılı İlamın 19’uncu maddesiyle; ... Belediyesi bütçesinden ... Derneği’ne mevzuatta öngörülmediği halde nakdi ödeme yapılması nedeniyle ...TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Sorumlulardan 41417 no.lu dosya ile itiraz eden Harcama Yetkilisi ... ile 41409 no.lu dosya ile itiraz eden Gerçekleştirme Görevlisi ...’in aynı mahiyetteki temyiz dilekçelerinde; “... Belediyesi bütçesinden ... Derneği’ne nakdi ödeme yapıldığı tespit edilerek tazmin hükmü verilmiştir. Yoksulluk olgusu her toplumda farklı nedenlerle ortaya çıkmasına rağmen sonuçlan itibariyle insan yaşamına etkisi neredeyse her yerde aynıdır. Nedenleri ve sonuçlarıyla çok boyutlu sosyal bir sorun olan yoksullukla mücadelede bazen geleneksel ailedeki “kader paylaşımı” bazen de merhamet duygusuyla gelişen “hayırseverlik yaklaşımı” söz konusu olmuştur. Ancak günümüzde bu yaklaşımlar önemli olsa da yetersizliği hissedilmekte ve sürdürülebilir bir yaşam olanağı için yeni stratejiler ve profesyonel bir çalışmanın gerekli olduğu görülmektedir. Ülkemizde yoksul kişi ve gruplara yapılan destekler konusunda bir takım yasal değişiklikler yapılmış olmakla birlikte bu tutum da maalesef geleneksel “hayır kurumu” anlayışına hizmet etmekten öteye gidememiştir. Oysa çağdaş dünyada profesyonel ve akılcı çalışma biçiminin ne kadar etkin ve sonuç alıcı olduğu bilinmektedir. Yoksulluk kalıtsal bir hastalık veyahut vasiyet değildir. Yoksulluğun bir ideolojisi, ırkı yoktur. Hele ki zamanında gelişen, “Yoksulluk, yoksulların suçudur” önermesi hiç değildir. İnsan yaşamının dinamikleri içinde gelişen, değişen ve hayatı bir bütün olarak etki alanına alan devinimi içinde barındıran bir olgudur. Var olan yaşamın yok’tan başlayan yüzü olması bir tarafa, ...’nın deyimi ile “İnsanlığın var oluşuna dair en büyük tehlikedir”. Bu tehlikenin kendini bilen her insana bir ödev gibi durduğu çıkarımını yapmak zor olmayacaktır. Yoksulluk kavramı kullanıldığı yere göre değişmektedir. Sözgelimi, yoksulluk tıpkı sağlık gibi hem bilimsel hem de ahlâki bir terminolojiyi çağrıştırmaktadır. Tartışmaların bize özetle söylediği şey; bu kavramın öncelikle etik bir çerçevede ele alınması gerektiğidir. Politize edilmeye en açık/uygun kavram olarak önümüzde duran bu olgunun tanımı da sadece sosyo-ekonomik koşulların girizgâhında açıklanamaz. Eğitim, sağlık, bilim, psikoloji, felsefe, mekan vs. gibi pek çok alanı içeren bir tanımı mevcut. Örneğin kişinin en temel hakkı olan özgürlüğü kısıtlayan, yeri geldiğinde kişinin onurunu kıran, zedeleyen bir silaha dönüşebildiğim görmekteyiz. Yine mutlak yoksulluk, ölümcül yoksulluk gibi adlandırmalara da varabildiğini görüyoruz. Bugün uluslararası düzeyde, ciddi sosyal sorunlar arasında sayılan ve “dünya barışı için yok edilmesi gereken bir tehdit” olarak değerlendirilen yoksullukla ilgili çalışmaların büyük bir ciddiyetle ele alınması gerekmektedir. Büyükşehir, ilçe, ilk kademe Belediyelerinin görev ve sorumlulukl...