Mahkeme kararı doğrultusunda ödenmesi gereken maaş farklarının yanlış hesaplanması (eksik ödenmesi) suretiyle faiz gideri ödenmesi; 81 sayılı İlamın 1. maddesiyle; mahkeme kararı doğrultusunda ödenmesi gereken maaş farklarının yanlış hesaplanması (eksik ödenmesi) suretiyle faiz gideri ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Sorumlu (Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden İdari ve Mali İşler Daire Başkanı …) temyiz dilekçesinde özetle; 1- Sayıştay 2. Dairesi İlamında görüldüğü üzere Başkan … ve Üye …’ın muhalefet şerhi ve görüşünün; “Ödemenin yeni hususları içeren bir mahkeme kararına dayanarak yapılması ve ilgilinin mahkemeye gitmeden önce İdareye müracaat etmemesi nedeniyle ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklinde olduğunu, görüşe katıldıklarını, tazmin hükmünü kabul etmediklerini, şöyle ki; kamu zararı çıkarılan ikinci...
Mahkeme kararı doğrultusunda ödenmesi gereken maaş farklarının yanlış hesaplanması (eksik ödenmesi) suretiyle faiz gideri ödenmesi; 81 sayılı İlamın 1. maddesiyle; mahkeme kararı doğrultusunda ödenmesi gereken maaş farklarının yanlış hesaplanması (eksik ödenmesi) suretiyle faiz gideri ödendiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Sorumlu (Harcama Yetkilisi sıfatıyla temyiz talep eden İdari ve Mali İşler Daire Başkanı …) temyiz dilekçesinde özetle; 1- Sayıştay 2. Dairesi İlamında görüldüğü üzere Başkan … ve Üye …’ın muhalefet şerhi ve görüşünün; “Ödemenin yeni hususları içeren bir mahkeme kararına dayanarak yapılması ve ilgilinin mahkemeye gitmeden önce İdareye müracaat etmemesi nedeniyle ilişilecek husus bulunmadığına karar verilmesi gerekir.” şeklinde olduğunu, görüşe katıldıklarını, tazmin hükmünü kabul etmediklerini, şöyle ki; kamu zararı çıkarılan ikinci mahkeme kararında idari merci tecavüzü bulunduğunu, davacı …’nin oluşan zararı nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 13-1’deki; “İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri vazıh bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.” hükmü gereğince; İdareye başvurmadan dava açmış olması hasebiyle ikinci mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu ve Üniversite tarafından temyiz edildiğini, ikinci mahkeme kararının tek hâkimle verilmiş … İdare Mahkemesinin kararı olduğunu, Bölge İdare Mahkemesi veya Danıştay kararı olmadığını, ilk mahkeme kararına tecavüz söz konusu olduğunu ki ilgilinin görevden alındığı 09.10.2012 tarihi ile dilekçeyle başvurduğu 16.11.2012 tarihi arasındaki talebi ilk mahkemenin reddettiğini, bu kararın 3 hâkimle … İdare Mahkemesince verildiğini, 2- Davaya konu şahsın 09.10.2012 tarih ve 1087 sayılı yazı ile birden fazla ceza ve soruşturması olduğu için daire başkanlığı görevinden alınarak Eğitim Fakültesi şef kadrosuna naklen atandığını, ilgili mahkeme kararlarının çıktığı, Üniversiteye tebliğ edildiği ve kendisinin mahkeme kararını öğrendiği anda ilgilinin, kadrosunda, maiyetinde, harcama biriminde olmadığının açık olduğunu, bu esnada Hukuk İşleri ve Personel Daire Başkanlığının tarafına ilettiği; 657 sayılı Kanunun disiplin hükümleri gereğince ilgili hakkında aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarının mevcut olduğunu, birden fazla devam etmekte olan hukuki işlemlerinin bulunduğunun bildirildiğini, böyle bir durumda daire başkanı olarak ataması yapılmayan kişiye; daire başkanı maaşı ödeyemeyeceğinin, sadece mahkeme kararı sınırları içerisind...