13.12.2023 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 11/10/2023 Tarihli ve E: 2021/14, K: 2023/173 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“… 1 . 7257 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 41. maddenin birinci cümlesinde yer alan “ katma değer vergisinden müstesnadır ” ibaresinin Anayasaya aykırılığı. Bu madde ile 4646 sayılı Yasaya eklenen ek 1. madde kapsamındaki devirlerin katma değer vergisinden istisna tutulması öngörülmektedir. 4646 sayılı Yasanın ek 1. maddesinde ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgili KİT’ler ile bunların bağlı ortaklıkları tarafından yurt dışında kurulan ve hâlihazırda özellikle petrol, doğal gaz ve madencilik alanlarında faaliyet göstermekte olan şirketlerin Türkiye’deki şubelerinin bulunduğu yerlerde Cumhurbaşkanı kararıyla aynı şirketlerin ortaklarınca işletme konuları, ticaret unvanları, sermayeleri ve ortaklık payları aynı kalmak kaydı ile ayrı birer şirket kurulabilmesine imkân sağlanmakta; kurulacak şirketlerin yurt dışındaki şirketlerin her türlü haklarını, alacaklarını, yükümlülüklerini, taşınır ve taşınmazlarını, personellerini vb. yapılacak protokollerle devralması ve devir sonrası yurt dışındaki şirketlerin Türkiye'deki şubelerini kapatması amaçlanmaktadır. İptali istenen ibarenin de yer aldığı maddede bu kapsamda yapılan devir işlemlerinin katma değer vergisinden istisna tutulması düzenlenmekte, devletin vergi kaybına uğramasına yol açılmaktadır. 4/4/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Esas 2017/117 Karar 2018/28 sayılı k ararında, Anayasa Mahkemesi ş u ifadeleri kullanmıştır : “ Verginin mali güce göre alınması ve genelliği ilkeleriyle vergilendirmede eşitlik ve adaletin gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır. Ekonomi ve vergi hukuku alanında mali güce ilişkin göstergelerin gelir, servet ve harcamalar olduğu kabul edilmektedir. Mali güç; ödeme gücünün kaynağı, dayanağı, nedeni ve varlık koşuludur. Kanun koyucunun vergilendirmede, kişilerin sahip olduğu ekonomik değer ile mali güçlerini göz önünde bulundurması gerekir. Vergide genellik ilkesi, herhangi bir ayırım yapılmaksızın mali gücü olan herkesin vergi yüküne katılmasını ve vergi ödemesini ifade eder. Mali güce göre vergilendirme, verginin yükümlülerin ekonomik ve kişisel durumlarına göre alınmasıdır. Anayasa’nın 73. maddesinin ikinci fıkrasında ise vergi yükünün adaletli ve dengeli bir biçimde dağılımı öngörülmüştür. Vergilendirilecek alanların seçimi ve vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı için yükümlülerin kişisel durumlarının kanunlarda gözetilmesi gerekir. Bu anlamda, devletin vergilendirme yetkisi vergide yasallık, mali güç ve genellik gibi kimi anayasal ilkelerle sınırlandırılmıştır. Buna göre vergi, Anayasa’nın öngördüğü ilkeleri gözetecek şekilde kanunla düzenlenmeli ve doğal olarak vergide eşitlik ilkesinin uygulama aracı olan mali gücü de yansıtmalıdır. Vergi tekniği, vergi adaletini yansıtmadıkça maliye politikasının sosyal amacını gerçekleştiremez ”. Vergi, devletin egemenlik gücüne dayanarak ve kamu giderlerini karşılamak amacıyla kişi ve kurumlara yüklediği bir kamu alacağıdır. Katma Değer Vergisi (KDV) ise, üreti...