Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Sayıştay/E. 39695 · K. 37978
SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

Temyiz Kurulu Daire 2 37978/39695 T: 25-11-2014

E. 39695K. 3797825 Kasım 2014
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

22075 (03.12.2013 tarih ve 38066 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile, “Dilekçi 1121 sayılı ilamın 4. maddesine itiraz etmekte ise de; 1121 sayılı ilam dilekçiye 03.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 832 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin son fıkrasında yazılı 90 günlük temyiz süresi 01.10.2012 tarihinde (Pazartesi) sona ermiş bulunduğu halde, dilekçi bu tarihten sonra 10.10.2012 tarihinde postaya verdiği dilekçe ile başvurmuş olduğundan talebinin süre aşımı yönünden REDDİNE”, karar verilmiştir. Dilekçi, karar düzeltme dilekçesinde özetle; Temyiz talebinin esasa girilmeyerek süre yönünden reddedilmesinde yasal isabet bulunmadığını, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Temel hak ve hürriyetlerin korunması"" başlıklı 40ncı maddesinin 2nci fıkrasında "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek...

Karar Metni

TEMYİZ KURULU KARARI 22075 (03.12.2013 tarih ve 38066 tutanak) sayılı Temyiz Kurulu Kararı ile, “Dilekçi 1121 sayılı ilamın 4. maddesine itiraz etmekte ise de; 1121 sayılı ilam dilekçiye 03.07.2012 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihe nazaran 832 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin son fıkrasında yazılı 90 günlük temyiz süresi 01.10.2012 tarihinde (Pazartesi) sona ermiş bulunduğu halde, dilekçi bu tarihten sonra 10.10.2012 tarihinde postaya verdiği dilekçe ile başvurmuş olduğundan talebinin süre aşımı yönünden REDDİNE”, karar verilmiştir. Dilekçi, karar düzeltme dilekçesinde özetle; Temyiz talebinin esasa girilmeyerek süre yönünden reddedilmesinde yasal isabet bulunmadığını, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Temel hak ve hürriyetlerin korunması"" başlıklı 40ncı maddesinin 2nci fıkrasında "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmü bulunduğunu, Temyize konu Sayıştay ilamında Anayasanın emredici hükmüne aykırı olarak kanun yolu ve süresine ilişkin bir açıklama bulunmadığını, bu nedenle Anayasa hükmüne aykırı olarak temyiz süresi belirtilmemiş olan ilama karşı yapılan temyiz talebinin süresinde kabul edilmesi gerektiğini, Anayasa hükmünün yerine getirilmemiş ve temyiz süresinin kararda yazılmamış olması nedeniyle, temyiz hakkının kısıtlanması anlamına gelen süre yönünden red kararında da isabet bulunmadığını belirterek temyiz talebinin kabulü ile esastan inceleme yapılarak 09.10.2012 tarihli temyiz dilekçemde ayrıntılarıyla belirtmiş bulunduğu haklı temyiz sebep ve gerekçeleri doğrultusunda Sayıştay 2. Daire Başkanlığının 13.12.2011 tarih 1121 ilam no.lu ilamının 4 no.lu bendinde bulunan tazmin kararının kaldırılması talep etmiştir. Doktrinde baskın olan görüşe göre temyiz süresi hak düşürücü süre olup; kanunda öngörülen süre içerisinde temyize başvurulmamış olması durumunda temyiz hakkı düşecektir. Danıştay kararlarında bu husus, dava açma süresinin kamu düzeninden olması ile açıklanmaktadır: “... davanın açılması ile ilgili süre hükümlerinin amme intizamından ve bu hükümlerin re’sen göz önüne alınarak uygulanacağından tereddüt olunamaz.” (Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 02.12.1967 gün ve E.1966/67 K.1967/8sayılı kararı), “İdari yargıda hak düşürücü nitelikte kabul edilen dava açma süresi, idari eylem ve işlemlerin istikrarını sağlamak amacıyla ve kamu yararı için kurumlaştırılmış bir usul kuralı olup ‘Kamu Düzeni’ kavramı içinde mahkemelerce re’sen göz önüne alınarak incelenecek unsurlar arasında sayılmıştır.” (Danıştay 9. Dairesi’nin 12.04.1983 gün ve E.1983/2383 K:1983/2578 sayılı kararı), “Dava açma süresi hak düşürücü bir süre niteliğindedir. Yani, süresinde kullanılmayan dava hakkı düşmekte ve yargı yolu kapanmaktadır.” (Danıştay 7. Dairesi’nin 09.07.1984 gün ve E.1984/1081 K:1984/1385 sayılı kararı). Anayasa’nın 40. maddesine eklenen “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zor...

Benzer Kararlar

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 39697 · K. 37980

25 Kasım 2014

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 39694 · K. 37977

25 Kasım 2014

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 39696 · K. 37979

25 Kasım 2014

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 39692 · K. 37308

25 Kasım 2014

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 39693 · K. 37901

25 Kasım 2014

SayıştayTemyiz Kurulu Daire 2

E. 39690 · K. 37275

25 Kasım 2014