Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1) 332 sayılı ilamın 1. maddesi ile Belediyeye ait araçlara Kasko Sigortası yapılıp bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 10.665,15 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi birinci dilekçesinde özetle; “Sayıştay Temyiz Kurulunun 22.06.1993 tarih ve 23084 numaralı kararında, belediyelerin araçlarına kasko sigortası yaptırabileceklerine ve bu sigorta giderlerinin bütçelerinden ödenmesine herhangi bir yasal engel bulunmadığının açıkça belirtildiğini, buna göre Sayıştay 8. Dairesinin Kararının, Sayıştay Temyiz Kurulu Kararına ve içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, kararda da belirtildiği gibi, belediyelerin araçlarını kasko sigortası yaptırmasını yasaklayıcı ve emredici amir bir hüküm ve düzenleme de bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunun 60/h maddesinde belediye giderleri arasında sigorta giderleri...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1) 332 sayılı ilamın 1. maddesi ile Belediyeye ait araçlara Kasko Sigortası yapılıp bedelinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 10.665,15 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi birinci dilekçesinde özetle; “Sayıştay Temyiz Kurulunun 22.06.1993 tarih ve 23084 numaralı kararında, belediyelerin araçlarına kasko sigortası yaptırabileceklerine ve bu sigorta giderlerinin bütçelerinden ödenmesine herhangi bir yasal engel bulunmadığının açıkça belirtildiğini, buna göre Sayıştay 8. Dairesinin Kararının, Sayıştay Temyiz Kurulu Kararına ve içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, kararda da belirtildiği gibi, belediyelerin araçlarını kasko sigortası yaptırmasını yasaklayıcı ve emredici amir bir hüküm ve düzenleme de bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunun 60/h maddesinde belediye giderleri arasında sigorta giderleri sayılmış olup bu gider kaleminde kasko ve zorunlu trafik sigortası olarak, yasa koyucu tarafından herhangi bir ayrım yapılmadığı gibi kasko sigortası yaptırılmayacağına ilişkin açık ve yasaklayıcı bir amir hüküm de getirilmediğini, buna göre Çayırhan Belediye Başkanlığının 2008 yılı bütçesinde de sigorta giderleri için 12.000.00 TL ayrıldığını, Daire kararının gerekçesinde kasko sigortası giderinin bütçe giderleri arasında sayılmamış olduğu yönündeki gerekçenin hukuka uygun olmadığını, Kararda belirtilen Belediye mallarına karşı işlenmiş suçların devlet malına karşı işlenmiş olması ve bu mallarının haczedilmesinin mümkün olmaması yönündeki gerekçelerin de yerinde olmadığını, araçların devlet malı ve haczedilemeyecek olmasının, meydana gelen ve genelde taksirli suç kapsamında değerlendirilen trafik kazalarında oluşan zararın, tahsili ve tazminini sağlamayacağını ve kolaylaştıracak hususlar olmadığını, ayrıca bu hususların araçların kasko sigortası yaptırılmasını engelleyici hükümler de olmadığını, Yasaklayıcı hükümlerin, açık ve emredici ifadeler ile ve kanunla açıkça belirlenmesi gerektiğinin hukukun genel ilkelerinden olup yorum ve kıyas yolu ile yasaklayıcı hükümler oluşturulamayacağını ve genişletilemeyeceğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir. Sayıştay Savcılığı birinci karşılamasında; “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesi gereğince belediyelere ait araçların kasko sigorta primlerine ait giderlerin belediye bütçesinden ödenmesi yasal değildir. Ayrıca 5393 sayılı kanunda belediye araçlarının kasko yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir. Dilekçi ikinci dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesinde, Belediye araçlarına kasko sigortası yaptırılmasının yasak olduğuna dair herhangi bir hüküm bulunmadığını, 106. maddede kanun koyucunun, diğer vatandaşlara olduğu gibi Belediye araçlarına da trafik sigortası yaptırılmasını zorunlu kıldığını, Zorunlu trafik sigortası yaptırılmasının ...