Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 981 sayılı İlamın 1. maddesi ile Tünta Gıda İnş. Nak. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. yüklenimindeki “170 Kişi ile 11 Aylık Hastane Temizlik Hizmet Alımı” işine ilişkin hakediş ödemesinde 5510 sayılı Kanun uyarınca Hazinece karşılanan beş puanlık işveren hissesinin hakedişten düşülmeyerek anılan yükleniciye ödendiği gerekçesiyle 1.139,42 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Dilekçiler, ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; ilgili ilamda prim teşvikinin anılan yükleniciden tahsil edildiği fakat tahsil edilen 6.335,00 TL tutarındaki tahsilatın, prim teşvikinin KDV'siz tutarı olup, tahsil edilmeyen KDV'ye ilişkin herhangi bir savunma yapılmadığının belirtildiğini, uygulamada bazı hakediş ödemelerinde; söz konusu kesintinin KDV matrahı üzerinden düşülmek suretiyle fatura üzerinden yapıldığını ve...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 981 sayılı İlamın 1. maddesi ile Tünta Gıda İnş. Nak. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. yüklenimindeki “170 Kişi ile 11 Aylık Hastane Temizlik Hizmet Alımı” işine ilişkin hakediş ödemesinde 5510 sayılı Kanun uyarınca Hazinece karşılanan beş puanlık işveren hissesinin hakedişten düşülmeyerek anılan yükleniciye ödendiği gerekçesiyle 1.139,42 TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir. Dilekçiler, ortaklaşa gönderdikleri temyiz dilekçesinde özetle; ilgili ilamda prim teşvikinin anılan yükleniciden tahsil edildiği fakat tahsil edilen 6.335,00 TL tutarındaki tahsilatın, prim teşvikinin KDV'siz tutarı olup, tahsil edilmeyen KDV'ye ilişkin herhangi bir savunma yapılmadığının belirtildiğini, uygulamada bazı hakediş ödemelerinde; söz konusu kesintinin KDV matrahı üzerinden düşülmek suretiyle fatura üzerinden yapıldığını ve dolayısıyla vergi kaybına yol açıldığının da görüldüğünü, ancak KDV Kanunu'nun 20’nci maddesine göre teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın, bu işlemlerin karşılığını oluşturan bedel olduğunun, bedel deyiminin ise malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alınan veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamını ifade ettiğinin, belirtilmekte olduğunu, buna göre, fazladan yararlanıldığı tespit edilen sigorta primi teşvik tutarının hakediş bedeli üzerinden kesilmek suretiyle geri alınmasına yönelik uygulamanın, fazla yararlandırılan Hazine yardımının tahsiline yönelik bir uygulama olup, bu durumun KDV matrahı ile ilişkilendirilmesine imkân olmadığını, dolayısıyla, söz konusu kesinti tutarları dikkate alınmaksızın hakediş bedelleri üzerinden KDV hesaplanması gerektiğini ifade ederek tüm bu sebeplerle tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmişlerdir. Başsavcılık karşılamasında özetle; ilamda, hizmet alımı işinde % 5 işveren hissesi sigorta prim tutarına ilişkin KDV’nin ödenmesi nedeniyle tazmine hükmedildiği, ilgilinin dilekçesinde Katma Değer Vergisi Kanununun 20’nci maddesi gereğince KDV matrahının indirim tutarını da kapsadığından kesinti konusu yapılamayacağını belirttiği, temyiz talebinin yerinde olduğu, çünkü, maddeye konu hususun 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20’nci maddesi karşısında % 5 Hazine katkısıyla ilişkilendirilerek tazmine konu edilmesi uygun olmadığı gibi, Temyiz Kurulunun % 5 Hazine hissesi kesintileriyle ilgili olarak tazmin hükümlerinin kaldırılması yönünde kararlar vermekte olduğu ifade edildikten sonra bu nedenlerle, temyiz talebinin kabulü ile tazmin hükmünün kaldırılması yönünde karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmiştir. Uygulamada tereddüt edilen hususlara yönelik açıklamaların yapılması amacıyla 08.08.2011 tarihinde yayımlanan (Hesap yılı olan 2009 yılında var olmamasına rağmen konunun anlaşılması açısından buraya alınan) ...