Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 1- 1589 sayılı ilamın 10 uncu maddesiyle; Çorlu Belediyesi Sınırları Dahilindeki Mahallelerin ve Piknik Alanlarının Temizlik Hizmeti Alımı İşine ait şartnamede belirtilen sayıda personel ve araç işyerinde bulundurulmadığı halde, bu durum için sözleşmeyle belirlenen cezaların yükleniciye ödenen tutarlardan kesilmediği gerekçesiyle 7.776.000 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde: Çorlu Belediyesi Sınırları Dahilindeki Mahallelerin ve Piknik Alanlarının Temizlik Hizmeti Alımı İşiyle ilgili olarak hakkımızda verilen ve ceza kesintisiyle ilgili olan daire kararının hukuka aykırılığıyla ilgili görüşlerimize geçmezden evvel, karara konu olan cezanın netliğe kavuşturulmasında azami fayda bulunduğunu, Kamu İhalelerinde sözleşmelere konulan cezanın türü nedir, ne manaya gelir, bunların netliğe kavuşturulması...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 1- 1589 sayılı ilamın 10 uncu maddesiyle; Çorlu Belediyesi Sınırları Dahilindeki Mahallelerin ve Piknik Alanlarının Temizlik Hizmeti Alımı İşine ait şartnamede belirtilen sayıda personel ve araç işyerinde bulundurulmadığı halde, bu durum için sözleşmeyle belirlenen cezaların yükleniciye ödenen tutarlardan kesilmediği gerekçesiyle 7.776.000 TL.’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde: Çorlu Belediyesi Sınırları Dahilindeki Mahallelerin ve Piknik Alanlarının Temizlik Hizmeti Alımı İşiyle ilgili olarak hakkımızda verilen ve ceza kesintisiyle ilgili olan daire kararının hukuka aykırılığıyla ilgili görüşlerimize geçmezden evvel, karara konu olan cezanın netliğe kavuşturulmasında azami fayda bulunduğunu, Kamu İhalelerinde sözleşmelere konulan cezanın türü nedir, ne manaya gelir, bunların netliğe kavuşturulması konunun hem daha iyi anlaşılmasını sağlayacak hem de hakkımızda verilen kararın yasal dayanağının bulunmadığını net olarak ortaya koyulacağı, Ceza düzenlemelerinin temel olarak iki asli görevi bulunmaktadır: Bunlardan ilki cezai şartın borçluyu usulüne uygun ifada bulunmaya sevk etmek (zorlamak), ikincisi ise borcun ifa edilmemesinden doğacak zararı önceden ve götürü şekilde tespit etmektir. Cezai şartın borçluyu ifaya zorlayarak asıl alacağı güvenceye kavuşturma işlevi yadsınamaz bir gerçektir. Zira borçlunun borcunu ifa etmediği anda sonuçlarını öngöremeyeceği kanuni bir tazminat yükü altına girmesi karşısında, borcu ihlal ettiği anda alacaklının zarara uğramış olmasından bağımsız olarak ve önceden saptanmış ayrı bir edimi ifa etmek durumunda kalması, onu daha dikkatli ve özenli davranmaya sevk edecektir. Yargıtay'a göre cezai şart; "geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde, belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken ve malca değeri olup bir hukuki işlem ile belirlenen götürü bir edimdir". (Yargıtay 13. HD'nin 25.12.1981 tarih ve E. 1981/7896, K. 1981/8497 sayılı kararı) Cezai şart, bir tür geciktirici şarta bağlı edim borcu olup, kaynağı ise daima mevcut bir borç ilişkisine bağlı ek bir hukuki işlemdir. Asıl borç ilişkisinin varlığına ihtiyaç duyması nedeniyle cezai şart, ya asıl borca kaynaklık eden sözleşmenin bir hükmü olarak bu sözleşmede yer alır; ya da ayrı bir metinde sözleşmeye ek olarak yapılabilir. Cezai şartın bağlandığı borç geçerli olarak doğmakla birlikte sona ermişse cezai şart da ortadan kalkacaktır. Çünkü asıl borca bağlı fer'i borç mahiyetindedir. Yargıtay 15. HD.'nin 16.09.2002 tarih ve E. 2002/1563, K. 2002/3909 sayılı kararında da görüleceği üzere, taraflar sözleşmelere cezai şartla ilgili hükümleri serbestçe koyabilmektedirler. Cezai şarta ilişkin Borçlar Kanunu hükümlerinin tamamlayıcı nitelikte yedek hukuk kuralları olması nedeniyle tarafların aksine düzenlemeler yapabileceklerini ifade etmemiz gerekir. Gerçekten de taraflar akdettikleri sözleşmede, bizzat ceza...