Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1- 417 sayılı ilamın 1. maddesi ile makine, teçhizat ve demirbaşlara ait bakım ve onarım hizmetlerine ilişkin olarak muhtelif firmalara yapılan ödemelerden KDV tevkif edilmemesi nedeniyle 2.547,60 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle; KDV tevkifat uygulamalarının tamamı gelir vergisi, tevkifat uygulamalarının ise bir kısmı nihai vergi uygulamaları olmadığını, çeşitli mevzuatlara göre kaynakta kesinti yapmakla sorumlu kılınmış idareler, tevkifat uygulamasını yapmasını müteakip, mükellefler vergileme dönemlerinde beyanlarını verdiklerini ve bu beyanlarda tevkifat yapılmışsa bunu da belirttiklerini, tevkifat yapılması işleminin nihai olarak alınması gereken vergilendirmeyi hiçbir şekilde etkilemediğini, yapılan tevkifat ödenmesinin gereken vergiden düşüldüğünü,...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1- 417 sayılı ilamın 1. maddesi ile makine, teçhizat ve demirbaşlara ait bakım ve onarım hizmetlerine ilişkin olarak muhtelif firmalara yapılan ödemelerden KDV tevkif edilmemesi nedeniyle 2.547,60 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçiler göndermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle; KDV tevkifat uygulamalarının tamamı gelir vergisi, tevkifat uygulamalarının ise bir kısmı nihai vergi uygulamaları olmadığını, çeşitli mevzuatlara göre kaynakta kesinti yapmakla sorumlu kılınmış idareler, tevkifat uygulamasını yapmasını müteakip, mükellefler vergileme dönemlerinde beyanlarını verdiklerini ve bu beyanlarda tevkifat yapılmışsa bunu da belirttiklerini, tevkifat yapılması işleminin nihai olarak alınması gereken vergilendirmeyi hiçbir şekilde etkilemediğini, yapılan tevkifat ödenmesinin gereken vergiden düşüldüğünü, tevkifat tutarı ödenecek vergiden fazlaysa fazla olan kısmın vergi dairesi tarafından iade edildiğini, Bu açıdan sorguya konu olayda tevkifat miktarlarının, mükellef tarafından vergilendirme döneminde beyan edilerek vergi dairesine ödendiğini, ilamın ilgili maddelerinde belirtilen, Bakım ve Onarım hizmetlerine ilişkin olarak, firma ve kişilere ait KDV Beyannameleri ve tevkifatlarının tam olarak beyan edildiğine dair kanıtlayıcı belgeler olarak, KDV Beyannamelerinin ve yevmiye defter kayıtlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, bu işlemlerde esasen bir kamu zararı oluşmadığını, devletin tahsil etmesi gereken katma değer vergi tutarının, devlet hesaplarına aynı vergilendirme döneminde intikal ettiğini, 5018 Sayılı yasa ile kamu zararının hem tanımlandığını, hem de nelerin kamu zararı olacağının belirttiğini, kanunda kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan, mevzuata aykırı karar, eylem veya işlemleri sonucunda kamu kaynağından artışa engel veya eksilmeye neden olmak şeklinde tanımlandığından, kamu zararında somut ekonomik zararın oluşması ya da kanunlara aykırı ödemenin olması gerektiğini, dolayısıyla icra-i ve ihmalli eylem söz konusu olmadığı için, böyle bir kamu zararının oluştuğu görüşünde olmadığını belirterek, sunulan tüm gerekçeler göz önünde bulundurularak tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Başsavcılık karşılamasında; “Sunulan KDV beyannameleri ile diğer belgelerin yargılamanın iadesini gerektirip gerektirmediği hususunun değerlendirilmesi için dosyanın dairesine gönderilmesine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.” şeklinde görüş bildirmiştir. Sorumluluk ile ilgili olarak; İcra-i ve ihmali bir eylem söz konusu olmadığından, 5018 sayılı Kanunun 71. maddesine göre bir kamu zararı oluşmadığı iddia edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31. maddesinde; “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir. Ancak, teşkilât yapısı ve personel durumu gibi nedenlerle harcama yetkililerinin ...