Duruşma talebinde bulunan dilekçiye 20.01.2014 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, gereği görüşüldü: 1- 1241 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Encümen başkanı, encümenin seçilmiş üyeleri ve memur üyelerinin encümen ödeneğinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile 7.526,83 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi, Ek Ödemelerden Gelir Vergisi Kesintileri ile ilgili olarak Danıştay 4. Dairesinin 2007/5848 esas 2008/5019 karar numaralı ve Adana Bölge İdare Mahkemesinin 2010/882 esas 2010/793 karar numaralı kararlarının ekte sunulduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında; ” Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 03.06.2011 tarih E:2010/290 K:2011/240 sayılı kararı ile söz konusu...
Duruşma talebinde bulunan dilekçiye 20.01.2014 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, gereği görüşüldü: 1- 1241 sayılı ilamın 1. maddesiyle; Encümen başkanı, encümenin seçilmiş üyeleri ve memur üyelerinin encümen ödeneğinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile 7.526,83 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi, Ek Ödemelerden Gelir Vergisi Kesintileri ile ilgili olarak Danıştay 4. Dairesinin 2007/5848 esas 2008/5019 karar numaralı ve Adana Bölge İdare Mahkemesinin 2010/882 esas 2010/793 karar numaralı kararlarının ekte sunulduğunu belirterek verilen tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında; ” Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 03.06.2011 tarih E:2010/290 K:2011/240 sayılı kararı ile söz konusu verginin kesileceğine karar verildiğinden Daire Kararının onanması mütalaa olunur.” Demiştir. Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben yapanların, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları belirtilmektedir. Bu maddenin 1 numaralı bendinde “Hizmet erbabına ödenen ödenen ücretler ile, 61’inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalanan hariç), 103 ve 104’üncü maddelere göre” vergi tevkifatı yapılacağı hükmü yer almaktadır. Bu hükümlere göre; ücret ve ücret sayılan ödemelerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61, 94, 103 ve 104’üncü maddelerine göre vergi tevkifatı yapılması suretiyle verilendirilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Encümen Üyelerine Verilecek Ödenek” başlıklı 28’inci maddesinde; “Encümen başkanına 14000, üyelerine 12000 gösterge rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Encümenin memur üyelerine encümen üyeleri için belirlenen gösterge rakamının yarısı ödenir. “Görev ve Ek Ödenek” başlıklı 63’üncü maddesinin birinci fıkrasında da “ Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar, valinin verdiği il özel idaresinin görevlerini yapmakla yükümlü ve bu görevlerin yapılmasından valiye karşı sorumludur. Vali Yardımcılarına ve Kaymakamlara yaptıkları görevler karşılığında 12000 gösterge rakamının Devlet memurlarına uygulanan aylık katsay...