Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1286 sayılı ilamın 2. maddesi ile İkramiye verilecek memur personelin belirlenmesinde, fiilen çalışan personel sayısı yerine norm kadro sayısının esas alınması nedeniyle 6.056,04 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi birinci dilekçesinde özetle; 5393. sayılı yasanın 49. maddesinde toplam memur sayısının zikredilmediğini, 5393 sayılı kanunda fiilen çalışan toplam memur sayısının zikrolunmadığını, bu nedenle memur sayısı olarak norm kadro sayısının dikkate alındığını, bunun sebebinin de Belediyede norm kadroda belirtilen sayıda çalışan memur olabileceği olduğunu ve bu memurlara da her ay aylık ödenebilecek olduğunu, bu durumda Belediyenin personel giderlerinin memurlara ödenecek ikramiyenin kat be kat üstünde olacağını, Halbuki norm kadro sayısı kadar (51) memurlar eliyle yürütülebilecek Belediyenin işlerinin, bir...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1286 sayılı ilamın 2. maddesi ile İkramiye verilecek memur personelin belirlenmesinde, fiilen çalışan personel sayısı yerine norm kadro sayısının esas alınması nedeniyle 6.056,04 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi birinci dilekçesinde özetle; 5393. sayılı yasanın 49. maddesinde toplam memur sayısının zikredilmediğini, 5393 sayılı kanunda fiilen çalışan toplam memur sayısının zikrolunmadığını, bu nedenle memur sayısı olarak norm kadro sayısının dikkate alındığını, bunun sebebinin de Belediyede norm kadroda belirtilen sayıda çalışan memur olabileceği olduğunu ve bu memurlara da her ay aylık ödenebilecek olduğunu, bu durumda Belediyenin personel giderlerinin memurlara ödenecek ikramiyenin kat be kat üstünde olacağını, Halbuki norm kadro sayısı kadar (51) memurlar eliyle yürütülebilecek Belediyenin işlerinin, bir memura iki, üç ek görev verilerek yaptırıldığını, bu memurlara hiçbir şekilde fazla mesai ve vekalet ücreti ödenmediğini, ama Belediyenin işlerinin fiilen çalışanlara ek görevler verilmek suretiyle yaptırıldığını, Çalışanların mesai saati, hafta sonu tatilini gözetmeden Belediyenin işlerini bir aksamaya meydan vermeden yaptığını, işin zamanında bitmesi ve Belediyenin menfaati için fedakârca çalıştıklarını, Ayrıca 23.07.2010 tarihinde kabul edilen 6009 sayılı kanunun geçici 8. maddesi ile yasalaşan kanunun hükmüne göre, Memurlara konusu suç teşkil etmemek ve kesinleşmiş bir yargı kararına müstenit olmamak kaydıyla bu kanunun yayımı tarihine kadar memur temsilcileri ile toplu iş sözleşmesi akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak Belediye, Büyükşehir Belediyesi ve il özel idaresinde çalışan kamu personeline her ne ad altında olursa olsun ek ödemede bulunmaları nedeniyle kamu görevlileri haklarında idari veya mali yargılama ve takibat yapılamayacağı, başlatılanların işlemden kaldırılacağı, hükmüne göre Belediye memurlarına yapılan bu ödemenin bu kanunun geçici 8. maddesi kapsamında değerlendirilerek mali yargılamaya tabi tutulamayacağını, Belediyede artık fiilen çalışan memur sayısı dikkate alınarak memurlara ikramiye verildiğini belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir. Sayıştay Savcılığı birinci karşılamasında; “Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’unun 61 inci maddesinde belirtilen nedenler gereğince, ikramiye verilecek memur personeline yapılacak ödeme ile ilgili olarak Muhasebe Yetkilisinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı düşünüldüğünden tazmin hükmünün sorumlunun üzerinden kaldırılmasına karar verilmesi uygun olur.“ şeklinde görüş bildirmiştir. Dilekçi ikinci dilekçesinde ilk dilekçesindeki hususları tekrarlamış ve bunlara ek olarak özetle; yasa koyucunun Belediyelerin nüfusu, turizm ve sanayideki gelişmişlik konumuna göre vereceği hizmetler için ihtiyaç duyulacak miktar kadar memur sayısını Belediyelerin norm kadrosunda belirlediğini, Belediyenin norm kadrosunda belirtilen memurların eliyle yürüteceği hizmetlerin halen ...