Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1168 sayılı ilamın 18. maddesiyle; Vali tarafından il özel idaresinin iş ve işlemlerinin yapılması ile görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 1.188,20 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, Dilekçede özetle, 5302 sayılı Kanunun 63’ üncü maddesi uyarınca Kaymakamlara verilen ödeneklerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle tazmin hükmolunduğu, oysa uygulamanın İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısı esas alınarak yapıldığı, yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair muhtelif vergi mahkemelerinin ve Danıştay 4. Dairesinin kararının bulunduğu; ayrıca 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 25.06.2009 tarihli ve...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1168 sayılı ilamın 18. maddesiyle; Vali tarafından il özel idaresinin iş ve işlemlerinin yapılması ile görevlendirilen kaymakamlara, yapmış oldukları bu görev karşılığında verilen il özel idaresi ödeneklerinden gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 1.188,20 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle, Dilekçede özetle, 5302 sayılı Kanunun 63’ üncü maddesi uyarınca Kaymakamlara verilen ödeneklerden gelir vergisi kesilmemesi nedeniyle tazmin hükmolunduğu, oysa uygulamanın İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 20.12.2006 tarih ve 14914 sayılı yazısı esas alınarak yapıldığı, yapılan ödemelerden gelir vergisi kesilmeyeceğine dair muhtelif vergi mahkemelerinin ve Danıştay 4. Dairesinin kararının bulunduğu; ayrıca 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’na 25.06.2009 tarihli ve 5917 sayılı Kanun ile eklenen geçici madde uyarınca, 5302 sayılı Kanunun 28 inci ve 63 üncü maddeleri gereğince 04.03.2005 tarihinden, 10.07.2009 tarihine kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamayacağı, çıkarılmış ise borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takip işlemine son verilmesi gerektiği ileri sürülmekte ve tazmin kararının kaldırılması talep edilmektedir. Sayıştay Başsavcılığı karşılama yazısında; ” 5302 sayılı Kanun’a istinaden Vali ve Vali Yardımcılarına yapılan ödemeler 193 sayılı Kanun’a göre ücret mahiyetinde ödemelerdir. Söz konusu ödemelerin gelir vergisinden istisna tutulduğuna dair gerek 5302 sayılı Kanun’da, gerekse 193 sayılı Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ayrıca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 03.06.2011 günlü ve E.2010/290, K:2011/240 sayılı Kararında da, anılan ödemelerin gelir vergisine tabi tutulması gerektiği nihai olarak karara bağlanmıştır.Diğer taraftan Daire kararında da belirtildiği üzere 5917 sayılı Kanunun 36’ncı maddesiyle getirilen düzenleme, 5302 sayılı Kanunun 28 ve 63’üncü maddeleri gereği yapılan ödemenin esasıyla ilgili olup tamamen ayrı bir kanun olan gelir vergisi açısından herhangi bir düzenleme getirmemekte ve vergiyle ilgili bir husustan bahsetmemektedir. Bu nedenlerle talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının, uygun olacağı değerlendirilmektedir.” demiştir. Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden veya hesaben y...