Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 403 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde görevli avukatlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146 ncı maddesinde öngörülen limiti aşan miktarda vekalet ücreti verilmek suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 4.495,42 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur. Dilekçi dilekçesinde, ortada kamu zararı mevcut olmadığını, limit dışı kalan vekalet ücretinin hiçbir şekilde bütçeye gelir kaydedilemeyeceği ve bir sonraki dağıtımda tekrar dağıtıma katılacağı için, bu yönden idarenin gelirlerinde hiçbir şekilde azalma, kayıp veya zarar meydana gelmeyeceğini, yurt çapında örgütlü kurumların merkez ve diğer teşkilatlarındaki avukatlar arasında eşitliği sağlamayı amaçlayan limit uygulamasının belediyeler açısından uygulanabilirliğinin bulunmadığını, belediye avukatlarına vekalet ücretinin...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 403 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, Hukuk İşleri Müdürlüğü’nde görevli avukatlara 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 146 ncı maddesinde öngörülen limiti aşan miktarda vekalet ücreti verilmek suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle toplam 4.495,42 TL.’ye tazmin hükmolunmuştur. Dilekçi dilekçesinde, ortada kamu zararı mevcut olmadığını, limit dışı kalan vekalet ücretinin hiçbir şekilde bütçeye gelir kaydedilemeyeceği ve bir sonraki dağıtımda tekrar dağıtıma katılacağı için, bu yönden idarenin gelirlerinde hiçbir şekilde azalma, kayıp veya zarar meydana gelmeyeceğini, yurt çapında örgütlü kurumların merkez ve diğer teşkilatlarındaki avukatlar arasında eşitliği sağlamayı amaçlayan limit uygulamasının belediyeler açısından uygulanabilirliğinin bulunmadığını, belediye avukatlarına vekalet ücretinin yılık sınıra bağlı kalınmadan ödenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Uygulanmayacak hükümler" başlıklı 84. maddesi uyarınca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesi 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 82. maddesine aykırı durumda olduğundan uygulama olanağı kalmadığını, Çünkü; Belediye Kanunu'nun 82. maddesi ile, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndan çok daha eski olan 1389 sayılı kanuna yollama yapılarak, avukatlık ücretinin 1389 sayılı kanunda belirtildiği gibi hiçbir yıllık sınırlama olmaksızın dağıtılmasının öngörüldüğünü, Anayasa mahkemesinin kararı ile, avukatlık ücretinin avukata ait olduğuna ilişkin düzenlemenin hukuka aykırı olmadığı ve bu ücretin, avukatın şahsi hakkı olduğu karar altına alındığını, Vekalet ücretinin kamu kurum ve kuruluşu ile kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışan avukatlar arasında dağıtımında Avukatlık Kanunu'nda kapsamlı değişiklikler yapan 4667 sayılı kanun sonrasında 657 sayılı Devlet Memurları yasasının 146.maddesinde öngörülen limitin artık uygulanamayacağı yönünde açılan davalarda verilen Baro Hakem Kurulu kararlarına göre Avukatlık Asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak ve karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin tamamının 657 sayılı yasanın 146 maddesi ile belirlenen limitle sınırlı olmaksızın avukata ait olması gerektiğine ve avukata ödenmesine karar verildiğini, Avukatlık Yasasının 164/son maddesi hükmü, yeni tarihli özel yasa hükmü olduğundan eski tarihli genel yasa hükümlerini geçersiz kılıp öncelik aldığından avukatlık ücreti ve dağıtımı konusunda kendisinden önceki bütün yasa KHK ve yönetmelik hükümlerini zımnen geçersiz kıldığını, sonuç olarak avukatlık ücretinin; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 82. ve 84. maddeleri ile 1389 sayılı Yasa ve Avukatlık Kanunu'nun 164.madde hükümlerine uygun olarak sınırlamaya tabi olmaksızın ödenmesi ile kamu zararı meydana gelmediğini belirterek tazmin kararının kaldırılmasını talep etmektedir. Sayıştay Başsavcılığı “Gerçekleştirme Görevlisi Ali GÜLEÇ tarafından verilen temyiz dilekçesi incelenmiş olup, ileri sürülen nedenler yerinde gö...