Duruşma talep eden dilekçilerden Osman Nuri Özcan ile Cengiz Özdemir ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1- Dilekçiler 584 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün tahsil edildiğini bildirmişler ve dilekçe ekinde “1.302,46 TL. İdaremizce alınmıştır.” yazılı imzalı belge ibraz etmişlerdir. Söz konusu yazı tahsil edildiği belirtilen tutarın idare veznesine yatırıldığını ve/veya idarenin muhasebe kayıtlarına intikal ettiğini tevsik edici nitelikte olmadığından Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, 2- 584 sayılı ilamın 2. maddesiyle Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatı ödendiği gerekçesiyle 59.260,43 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçiler dilekçelerinde özetle ESKİ’nin müstakil bütçeli bir kuruluş olduğundan bahisle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir. Anayasanın...
Duruşma talep eden dilekçilerden Osman Nuri Özcan ile Cengiz Özdemir ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1- Dilekçiler 584 sayılı ilamın 1. maddesiyle verilen tazmin hükmünün tahsil edildiğini bildirmişler ve dilekçe ekinde “1.302,46 TL. İdaremizce alınmıştır.” yazılı imzalı belge ibraz etmişlerdir. Söz konusu yazı tahsil edildiği belirtilen tutarın idare veznesine yatırıldığını ve/veya idarenin muhasebe kayıtlarına intikal ettiğini tevsik edici nitelikte olmadığından Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, 2- 584 sayılı ilamın 2. maddesiyle Daire Başkanlarına makam ve görev tazminatı ödendiği gerekçesiyle 59.260,43 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçiler dilekçelerinde özetle ESKİ’nin müstakil bütçeli bir kuruluş olduğundan bahisle tazmin hükmünün kaldırılmasını istemişlerdir. Anayasanın İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği başlıklı 123’üncü maddesinde; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre idarenin kuruluş ve görevleri ile bir bütün olduğu, bu bütünün merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanarak kanunla düzenleneceği, kamu tüzel kişiliğinin kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağı açıktır. Anayasada yer alan bu hükümler idarenin kuruluşu açısından merkezi ve yerinden yönetim arasında bir farklılık gözetmemektedir. Anayasa yerinden yönetimin de merkezi yönetim gibi kuruluşunun kanunla düzenleneceğini, kamu tüzel kişiliğinin kanunla kurulacağını esas almaktadır. Bu esaslar nedeni ile kanunla düzenlenen kuruluş ile kanun ya da kanunun açıkça verdiği bir yetkiye dayanılarak kurulan kamu tüzel kişiliği açısından merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında bir fark bulunmamaktadır. Merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki fark ve üstünlük kuruluş ve görevlerde değil, Anayasa ve kanunlarla verilen yetkilerdedir. Bu nedenle merkezi yönetimdeki bağlı idare, müstakil genel müdürlük, müstakil bütçe, kamu tüzel kişiliği gibi idarenin kuruluşunu düzenleyen hukuki ibareler yerel yönetimler için de geçerlidir. Anayasanın, kamu tüzel kişiliğinin (hükmi şahsiyetin) kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulacağını açık olarak belirttiği ancak, bu tüzel kişiliğe sahip genel müdürlükler arasında, müstakil genel müdürlük veya bağlı genel müdürlük gibi herhangi bir ayrıma gitmediği, uygulamada da, kamu tüzel kişiliğine sahip genel müdürlükler oluşturulurken, müstakil veya bağlı olmaları gözetilmeden hemen hepsinde, benzer bir teşkilat yapısı oluşturulduğu, buna bağlı olarak başta Anayasa olmak üzere, diğer mevzuatımızda da müstakil genel müdürlük ve bağlı genel müdürlük ayrımına yer verilmediği, bunların ayrı ayrı tanımlandığı bilinmektedir. Bu durum birer y...