Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1) 1363 sayılı ilamın 1. maddesi ile Zeytinli Belediyesine ait araçların kasko sigorta bedellerinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 10.494,84 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin Giderleri" başlıklı 60. maddesi (h) bendinde "faiz borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilmek suretiyle belediye mallarının sigorta giderlerinin ödenmesine imkân verildiğini, ancak ilamda sigorta giderlerinin genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderlerini kapsadığı şeklinde yorumlanarak haklarında tazmin kararı verildiğini, Kanun metni incelendiğinde böyle bir yorum yapmanın imkânsız olduğunu, Kanun koyucunun sadece sigorta giderleri dediğini, Kanun koyucunun sigorta giderlerinin kapsamını sınırlandırmak...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü; 1) 1363 sayılı ilamın 1. maddesi ile Zeytinli Belediyesine ait araçların kasko sigorta bedellerinin belediye bütçesinden ödenmesi nedeniyle 10.494,84 TL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Belediyenin Giderleri" başlıklı 60. maddesi (h) bendinde "faiz borçlanmaya ilişkin diğer ödemeler ile sigorta giderleri” denilmek suretiyle belediye mallarının sigorta giderlerinin ödenmesine imkân verildiğini, ancak ilamda sigorta giderlerinin genel anlamda mevzuatın imkan verdiği veya zorunlu kıldığı sigorta giderlerini kapsadığı şeklinde yorumlanarak haklarında tazmin kararı verildiğini, Kanun metni incelendiğinde böyle bir yorum yapmanın imkânsız olduğunu, Kanun koyucunun sadece sigorta giderleri dediğini, Kanun koyucunun sigorta giderlerinin kapsamını sınırlandırmak isteseydi mevzuatın zorunlu kıldığı sigorta giderleri diyerek sınırlama getirebileceğini, yargılamanın kanunun metninde, ruhunda ve gerekçesinde olmayan bir yorum yapılarak adeta kanun koyucu yerine geçtiğini, Ayrıca; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 106. maddesi motorlu araçlara sadece mali sorumluluk sigortası yaptırması zorunluluğu getirmiştir, denilerek tazmin hükmüne gerekçe yapıldığını, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Devlet Kuruluşlarına Ait Araçlar" başlıklı 106.maddesinde "……………. 101 inci maddedeki şartlara haiz milli sigorta şirketlerine mali sorumluluk sigortası yaptırmakla yükümlüdürler" denildiğini, "sadece mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlüdürler" şeklinde bir ibare bulunmadığını, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndan sonra yürürlüğe girdiğini, dolayısıyla 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 5393 sayılı Kanuna aykırı hükümlerini yürürlükten kaldırmış olduğunu, bu yönüyle de tazmin hükmünün kanuni dayanaktan yoksun olduğunu, Öte yandan Sayıştay 5. Dairesinin 14.04.2010 tarih ve 11844 tutanak nolu kararında aynı konuda berat kararı verildiğini, Ayrıca kamu zararına konu olan 10 N 7708 Plakalı aracın Başkanlık Makamınca "Makam Aracı" olarak kullanıldığını ve Belediye Bütçesinden yapılan kasko ödemelerinin Belediye Encümeninin aldığı kararlara bağlı olarak yapıldığını, ödeme emri evraklarının arkasında Encümen Kararlarının mevcut olduğunu belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemiştir. Sayıştay Savcılığı “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 106. maddesi gereğince belediyelere ait araçların kasko sigorta primlerine ait giderlerin belediye bütçesinden ödenmesi yasal değildir. Ayrıca 5393 sayılı kanunda belediye araçlarının kasko yapılacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda tazmin hükmünün tasdikine karar verilmesi uygun olur.” şeklinde görüş bildirmiştir. Sorumluluk itirazına ilişkin olarak; Dilekçi Belediye Bütçesinden yapılan kasko ödemelerinin Belediye Encümeninin aldığı kararlara bağlı olarak yapıldığını, ödeme emri evraklarının ar...