Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1511 sayılı ilamın 7. maddesi ile Muradiye İlçesi Kaymakamı Ömer SAĞLAM’a 5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi uyarınca ödenen ödenekten gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 1.007,50 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; ödenekten Gelir Vergisi kesilmemesiyle ilgili olarak gerek, 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı resmi gazetede yayımlanan "5917 Sayılı Yasayla Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin ilgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunun 36. Maddesiyle İl Özel İdaresi Kanununa Geçici 4. Madde olarak eklenen; Bu Kanunun 28 ve 63. Maddeleri gereğince 04.03.2005 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz....
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1511 sayılı ilamın 7. maddesi ile Muradiye İlçesi Kaymakamı Ömer SAĞLAM’a 5302 sayılı Kanunun 63 üncü maddesi uyarınca ödenen ödenekten gelir vergisi kesintisinin yapılmadığı gerekçesi ile 1.007,50 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; ödenekten Gelir Vergisi kesilmemesiyle ilgili olarak gerek, 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı resmi gazetede yayımlanan "5917 Sayılı Yasayla Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin ilgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunun 36. Maddesiyle İl Özel İdaresi Kanununa Geçici 4. Madde olarak eklenen; Bu Kanunun 28 ve 63. Maddeleri gereğince 04.03.2005 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz. Çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takip işlemine son verilir hükmü", gerek "5540 Sayılı Yasa ile 1700 Sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen EK 5 inci maddesinde, bu madde kapsamında yapılan ek ödemelerden Damga Vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı yönündeki hüküm" ve gerekse de Danıştay 4. Dairesinin bu yönde vermiş olduğu 2007/5848 esas ve 2008/5019 sayılı kararı ve yine 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasanın geçici 8.maddesindeki hükümler doğrultusunda söz konusu ilamın Temyiz Kurulunda yeniden incelenerek kaldırılmasını talep etmiştir. Başsavcılığın karşılama yazısında; “Sorumlunun ileri sürdüğü gerekçelerin Daire Kararında karşılanmış olmasının yanı sıra, tazmin konusu tutar Gelir Vergisi Kanununa aykırı uygulamaya ilişkin olup, 5302 sayılı Kanunun geçici 4’ üncü maddesi kapsamında bulunmamaktadır. Sayıştay Temyiz Kurulunun bu konuda istikrar kazanmış kararları ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 03.06.2011 tarihli ve E.2010/290,K 2011/240 sayılı kesin kararı aynı yönde olup, söz konusu ödemelerden gelir vergisi kesintisi yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla temyiz talebinin reddedilmesi, yasa ve yönteme uygun düzenlenmiş Daire Kararının tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. “ Denilmiştir. Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 94’üncü maddesi...