Duruşma talep eden dilekçi Osman AKIŞ’A 16.10.2012 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, gereği görüşüldü: 1422 sayılı ilamın 2. maddesi ile Vali ve Vali Yardımcılarına verilen encümen ödeneğinden gelir vergisi kesilmemesi kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile 3.145,95 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; İl Valisine, Vali Yardımcılarına ve İlçe Kaymakamlarına yapılan ödemelerden Gelir Vergisi kesilmemesiyle ilgili olarak gerek, 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı resmi gazetede yayımlanan "5917 Sayılı Yasayla Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin ilgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunun 36. Maddesiyle İl Özel İdaresi...
Duruşma talep eden dilekçi Osman AKIŞ’A 16.10.2012 tarihinde duruşma günü bildirilmiş olmasına karşın duruşmaya katılmadığından, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369’uncu maddesi hükmü uyarınca dosya üzerinde ve gıyabında, gereği görüşüldü: 1422 sayılı ilamın 2. maddesi ile Vali ve Vali Yardımcılarına verilen encümen ödeneğinden gelir vergisi kesilmemesi kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile 3.145,95 YTL’ ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; İl Valisine, Vali Yardımcılarına ve İlçe Kaymakamlarına yapılan ödemelerden Gelir Vergisi kesilmemesiyle ilgili olarak gerek, 10.07.2009 tarih ve 27284 sayılı resmi gazetede yayımlanan "5917 Sayılı Yasayla Bütçe Kanunlarında Yer Alan Bazı Hükümlerin ilgili Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelere Eklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunun 36. Maddesiyle İl Özel İdaresi Kanununa Geçici 4. Madde olarak eklenen; Bu Kanunun 28 ve 63. Maddeleri gereğince 04.03.2005 tarihinden bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgililere yapılan ödemeler hakkında borç çıkarılamaz. Çıkarılmış olan borç tutarlarının tahsilinden vazgeçilerek borç takip işlemine son verilir hükmü", gerek "5540 Sayılı Yasa ile 1700 Sayılı Dahiliye Memurları Kanununa eklenen EK 5 inci maddesinde, bu madde kapsamında yapılan ek ödemelerden Damga Vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesinti yapılmayacağı yönündeki hüküm" ve gerekse de Danıştay 4. Dairesinin bu yönde vermiş olduğu 2007/5848 esas ve 2008/5019 sayılı kararı ve yine 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasanın geçici 8.maddesindeki hükümler doğrultusunda söz konusu ilamın Temyiz Kurulunda yeniden incelenerek kaldırılmasını talep etmiştir. Başsavcılığın karşılama yazısında; “Daire Kararında da ayrıntılı olarak belirtildiği gibi bu tür ödemelerden gelir vergisi kesilmesi gerekmekte, ayrıca 5302 sayılı Kanuna 5917 sayılı Kanunla eklenen geçici 4’üncü madde uyarınca borçların terkini konusunda Temyiz Kurulunca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, yasal dayanağı bulunmayan temyiz talebin reddedilerek Daire Kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. “ Denilmiştir. Bilindiği üzere; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’inci maddesinde; “Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.” hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında, maddede bentler halinde sayılan ödemeleri nakden ve...