22.6.2022 tarihli Resmi Gazete'de Anayasa Mahkemesinin 1/6/2022 Tarihli ve E: 2022/10, K: 2022/72 Sayılı Kararı yayımlanmıştır.
“… 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” hükmü; 36. maddesinde “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.” hükmü; 125. maddesinde “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” hükmü; 129. maddesinde de “Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez. Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz. Silahlı Kuvvetler mensupları ile hakimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.” hükmü yer almaktadır. Görüleceği üzere, Anayasamız bir hukuk devleti olduğumuzu genel olarak vurguladıktan sonra herkesin yargı mercileri önünde davacı olabileceğini belirtmiş, akabinde idarenin her türlü işlemine karşı yargı yolunun açık olduğunu belirttikten sonra daha da özele inip disiplin kararlarının yargı denetimi dışında bırakılamayacağını belirtmiştir. Her ne kadar Anayasa’nın 129. maddesinde Silahlı Kuvvetler mensupları hakkındaki hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş ise de, Anayasa’nın özellikle yukarıda aktarılan hükümleri ile birlikte bir bütün halinde ele alınması halinde, Anayasa’nın 129. maddesinde belirtilen Silahlı Kuvvetler mensupları hakkındaki hükümlerin saklı olduğu yönündeki ibarenin Kanunlarla Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına herhangi bir zamanda verilen herhangi bir cezanın yargı denetimi dışında bırakılmasının her halde Anayasa’ya aykırı olmadığı sonucunu ortaya çıkarmayacağı tabiidir. Anayasa’nın 129. maddesinde belirtilen Silahlı Kuvvetler mensupları hakkındaki hükümlerin saklı olduğu yönündeki ibare çerçevesinde yasama kısıntısı getirilmesi halinde, bu kısıtlamanın diğer ilgili mevzuat ile birlikte nasıl bir sonuç doğurduğunun ve dolayısıyla da bu kısıtlamanın Anayasa’nın diğer hükümlerine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. 6413 sayılı Kanunun işbu itiraza konu kuralına bakıldığında, 6413 sayılı Kanun’un subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezalarını yargı denetimi dışında bıraktığı görülmektedir. Ancak, 6413 sayılı Kanun’un aynı maddesinin aynı fıkrasında iki tane yasama kısıntısı öngörülmüştür. Bunlardan biri ne zaman verilmiş olursa olsun uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezalarını yargı denetimi dışında bırakan işbu itiraza konu olan kısmı, diğeri de seferberlik ve savaş zamanında yüksek disiplin kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası dışındaki bütün disiplin cezalarını yargı denetimi dışında bırakan kısmı...