Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 120 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Genel Müdürlük lehine sonuçlanan davalar sebebi ile alınan vekalet ücretlerinin dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146.maddesinde belirtilen kıstaslara uyulmaması nedeniyle 52.977,45 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; Daire tarafından Kararın gerekçesinde; Kurum Avukatlarının hem temsil ettikleri şahıslar (devlet kurumları) hem yaptıkları iş (kamu hizmeti) serbest avukatlara göre farklılık arzettiği, bu nedenle 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece 1136 sayılı Avukatlık Yasasında 4667 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan kamu avukatlarına ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırdığından söz etmek mümkün değildir,...
Dosyada mevcut belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşüldü: 120 sayılı ilamın 1.maddesi ile; Genel Müdürlük lehine sonuçlanan davalar sebebi ile alınan vekalet ücretlerinin dağıtımında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 146.maddesinde belirtilen kıstaslara uyulmaması nedeniyle 52.977,45 YTL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi dilekçesinde özetle; Daire tarafından Kararın gerekçesinde; Kurum Avukatlarının hem temsil ettikleri şahıslar (devlet kurumları) hem yaptıkları iş (kamu hizmeti) serbest avukatlara göre farklılık arzettiği, bu nedenle 657 sayılı Yasada kurum avukatlarına verilecek vekalet ücretine ilişkin olarak farklı bir düzenleme yapılmadığı sürece 1136 sayılı Avukatlık Yasasında 4667 sayılı yasa ile yapılan değişikliğin kamu personeli statüsünde bulunan kamu avukatlarına ödenen vekalet ücretine uygulanan sınırlamayı kaldırdığından söz etmek mümkün değildir, denildiğini, Ancak, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun "Avukatlığın mahiyeti" başlıklı 1. maddesinde Avukatlığın kamu hizmeti olduğunun açıkça hükme bağlandığını, diğer taraftan, 1136 sayılı Kanunun "Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde görevli avukatlar" başlıklı Ek 1. maddesinde; "Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde asli ve sürekli olarak avukatlık görevinde çalışanların baro levhasına yazılmaları isteklerine bağlıdır. Ancak bunlar hakkında bu Kanunun avukatlık meslekine kabul ve ruhsatname verilmesine ilişkin hükümleri aynen uygulanır. Bunlar, görevlerinin gereği olan işleri yaparken baro levhasına kayıtlı avukatların yetkileriyle haklarına sahip ve onların ödevleriyle yükümlüdürler. Baroya kaydını yaptırmayan avukat, çalıştığı yer barosuna bilgi verir. Yukarıdaki fıkra uyarınca baro levhasına yazılmak istemediklerini bildiren adayların, sadece avukatlık mesleğine kabullerine ve adlarına ruhsatname düzenlenmesine karar verilerek kanunda öngörülen diğer işlemler, aynen yerine getirilir.Birinci fıkrada sözü edilen görevlerden ayrılma halinde, avukatlık mesleğinin yapılabilmesi, baro levhasına yazılmakla mümkündür.Bu Kanunun avukatlar hakkında öngördüğü disiplin işlem ve cezaları, bu maddede sözü edilen avukatlar hakkında da avukatın sürekli görev yaptığı yer barosunca uygulanır." hükmünün amir olduğunu, Avukatlık mesleğinin kamu hizmeti olması nedeniyle serbest ya da kamuda çalışan tüm avukatların kamu hizmeti gördüğünü, kamuda çalışan Avukatların da serbest avukatlarla aynı hak ve yetkilere sahip olduğunu bu nedenle Avukatlık Yasasının 164. maddesinin kamuda çalışan avukatlara da uygulanması gerektiğini, Daire kararında, İŞKUR tarafından tahsil edilen vekalet ücretlerinin dağıtımında, 1389 sayılı Kanun ve tevzii yönetmeliğine göre taşradaki avukat ve memurlara yüzdelerine göre dağıtım yapılacağı, ancak 657 sayılı Kanunun getirdiği sınıra ulaşıldığında ise kalan vekalet ücretinin İşkur Merkez hesapta toplanarak 657 sayılı Kanunun 146. maddesine göre yalnız merkezde görev yapan avukatlara ve üst sınıra uyularak dağıtımın yapıla...