Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1) 856 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, Tekel A.Ş.’ne ödenen 612.646,45 YTL.nin damga vergisi kesintisine tabi tutulmaması nedeniyle toplam 4.594,00 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur. Dilekçi dilekçesinde, 1 ve 3. maddeler ile ilgili olarak 3 Sıra Numarada belirtilen, sözkonusu her iki hizmet alımları da ihale yöntemiyle yapılmış olup, ihalelerin kesinleşmesini müteakip sözleşmelerin imzalanması aşamasında ihale bedeli üzerinden peşin olarak kesildiğini, Esasen; Kurumun 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinde tanımlanan "resmi daire" kapsamında olmadığından bugüne kadar bu yönde bir kesinti yapılmadığını yasal dayanağı ve düzenlemesi olmadan vergi konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının mümkün olmadığını, Damga Vergisi Kanunu'nda yer alan "resmi daire" tanımı açıkça bu kanuna atıf yapılarak...
TEMYİZ KURULU KARARI Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 1) 856 sayılı ilamın 1’inci maddesinde, Tekel A.Ş.’ne ödenen 612.646,45 YTL.nin damga vergisi kesintisine tabi tutulmaması nedeniyle toplam 4.594,00 YTL.’ye tazmin hükmolunmuştur. Dilekçi dilekçesinde, 1 ve 3. maddeler ile ilgili olarak 3 Sıra Numarada belirtilen, sözkonusu her iki hizmet alımları da ihale yöntemiyle yapılmış olup, ihalelerin kesinleşmesini müteakip sözleşmelerin imzalanması aşamasında ihale bedeli üzerinden peşin olarak kesildiğini, Esasen; Kurumun 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 8 inci maddesinde tanımlanan "resmi daire" kapsamında olmadığından bugüne kadar bu yönde bir kesinti yapılmadığını yasal dayanağı ve düzenlemesi olmadan vergi konulması, değiştirilmesi veya kaldırılmasının mümkün olmadığını, Damga Vergisi Kanunu'nda yer alan "resmi daire" tanımı açıkça bu kanuna atıf yapılarak gerçekleştirilecek bir kanun değişikliğiyle genişletilmediği sürece Kurumları ve diğer benzeri kurumların Damga Vergisi açısından resmi daire kapsamı dışında kalacaklarını , Genel veya Katma Bütçeli idare olmayan Kurumun Damga Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinde yer alan tanıma göre resmi daire sayılmaması gerektiğinin açık olduğunu, Her şeyden önce, mali yönetim ve kontrolle ilgili hükümler getiren 5018 sayılı Kanunun kapsamı ile bir vergi kanunu olan Damga Vergisinde yer alan "resmi daire" tanımının kapsamını mukayese ederek bazı sonuçlara ulaşmanın mümkün olmadığını, 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (f) bendinde bahsi geçen "diğer kanunların bu kanuna aykırı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır" hükmünün 5018 sayılı Kanun ile doğrudan veya dolaylı olarak ilişkili olan düzenlemelere ilişkin olup, 488 sayılı Kanunda yer alan "resmi daire" tanımı ile ilgili olmadığının düşünüldüğünü, Düzenleyici ve denetleyici kurumların 5018 sayılı Kanunun sınırlı sayıdaki maddesine tabi olmakla birlikte Kanunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, genel olarak Kanun kapsamı dışında tutulduğunu, Öte yandan sorgu kağıdında, 5018 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin (f) fıkrasında yer alan "Diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümlerinin" yürürlükten kaldırıldığına ilişkin hükümden hareketle Damga Vergisi Kanununun kapsamının da kendiliğinden değiştiği kabul edildiğini, "Aykırı hükmün" bu şekilde yorumlanmasının da mümkün olmadığını, Kaldı ki, Damga Vergisi Kanununda 5018 sayılı Kanuna aykırı herhangi bir hükmün yer almadığını, Bilindiği üzere, Anayasanın "Vergi Ödevi" başlığını taşıyan 73 üncü maddesinde "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır." hükmü yer aldığını, Bununla birlikte; 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/A maddesinde ise "Vergi Kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı göz önünde tutularak uygulanır." Denildiğini, Yin...