Mahkememizde görülmekte olan konkordato mühleti istemli davası HMK 320. maddesi uyarınca dosya ele alındı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin tescilli sermayesinin 100.000,00 TL olduğunu, ortakların sermaye taahütlerinden dolayı borçları bulunmadığını, şirketin taahhüt ve müteahhitlik işleri yapmak, resmi ve özel inşaatlar yapmak vs. konularda faaliyet verdiğini, şirketin 14/08/2012 yılında kurulduğunu, kuruluşundan itibaren sürekli kendini geliştirdiğini ve büyüdüğünü, son yıllarda devam eden işler nedeniyle tamamlanan işlerin satışlarının yapılamaması, konut kredileri ticari krediler ile döviz kurlarında meydana gelen yüksek oranlarda artışlar nedeniyle konut ve işyeri satışlarının durma noktasına geldiğinden nakit akış dengesinin bozulduğunu, şirket varlıklarının borçlarını karşılama oranı 8,97 olduğunu, yani...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1339 KARAR NO : 2018/1509 DAVA : Konkordato mühleti talebi DAVA TARİHİ : 09/11/2018 KARAR TARİHİ : 19/12/2018 Mahkememizde görülmekte olan konkordato mühleti istemli davası HMK 320. maddesi uyarınca dosya ele alındı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin tescilli sermayesinin 100.000,00 TL olduğunu, ortakların sermaye taahütlerinden dolayı borçları bulunmadığını, şirketin taahhüt ve müteahhitlik işleri yapmak, resmi ve özel inşaatlar yapmak vs. konularda faaliyet verdiğini, şirketin 14/08/2012 yılında kurulduğunu, kuruluşundan itibaren sürekli kendini geliştirdiğini ve büyüdüğünü, son yıllarda devam eden işler nedeniyle tamamlanan işlerin satışlarının yapılamaması, konut kredileri ticari krediler ile döviz kurlarında meydana gelen yüksek oranlarda artışlar nedeniyle konut ve işyeri satışlarının durma noktasına geldiğinden nakit akış dengesinin bozulduğunu, şirket varlıklarının borçlarını karşılama oranı 8,97 olduğunu, yani borçlarından yaklaşık 9 kat fazla olduğunu, şirketin borca batık olmadığını, işletmenin ihtiyati olmayan duran varlıklarının rayiç değerleri ile satılması durumunda tüm alacaklılarının alacaklarının tamamına kavuşacağını, müvekkili şirketin alacaklılarına olan borçlarını ödeyememe tehlikesi ortaya çıktığını, öncelikle İİK 287 hükmüne göre müvekkillerine geçici mühlet verilmesini, yine geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan geçici mühlet kararı ile birlikte kesin mühlet sonuçlarına hükmedilmesini, geçici mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşması öngörüldüğü takdirde, müvekkili ile alacaklıların konkordato yapabilmesi için 1 yıl kesin mühlet verilmesini, İİK 308/h hükmü uyarınca rehinli alacaklılarla da müzakere ve borçların yapılandırılması işleminin yapılmasını, ön projenin sunulduğunu, risklerin hesaplandığını, konkordatonun tasdik edilmesini, konkordato tasdik kararı ile birlikte İİK 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli birkayyım tayin edilmesini, İİK 307 maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza altına alınmasını ve satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesini talep ve dava etmiştir. Dava; konkordato mühleti istemine ve konkordatonun tasdikine ilişkindir. 7101 Sayılı Kanunun 13. maddesi ile değişik İİK.285/3 maddesi gereğince, konkordato talebinde bulunan, adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemelere Kanununun 114. maddesi ve 115. Maddeleri kıyasen uygulanır. Konkordato mühleti istemine ilişkin davada; mahkememizin 14/11/2018 tarihli ara kararı ile 3 konkordato komiserinin 5 aylık ücreti, konkordato iflas gideri ve diğer işlemler için olmak üzere toplam 67.294,00 TL avansı yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği ve bu süre ...