Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 758 sayılı ilamın 15.maddesiyle; Muka Temizlik Hizmetleri San.Tic.Ltd. Şti.den satın alınan hizmet karşılığında yapılan ödemelerden damga vergisi kesilmemesi nedeniyle 480.390.000 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçiler vermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle;488 Sayılı Damga Vergisi Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasında "bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde Damga vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınır." hükmünün yer aldığını, bu nedenle en yüksek oran olan %07,5 orandaki damga vergisinin alındığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeden alınan %07,5 oranındaki damga vergisinin belirtilen hükme göre en yüksek vergi oranı olduğunu, bahse konu ödemelerle ilgili yapılacak kesintinin ikinci kesinti olup mükerrer...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 758 sayılı ilamın 15.maddesiyle; Muka Temizlik Hizmetleri San.Tic.Ltd. Şti.den satın alınan hizmet karşılığında yapılan ödemelerden damga vergisi kesilmemesi nedeniyle 480.390.000 TL.ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçiler vermiş oldukları ortak dilekçelerinde özetle;488 Sayılı Damga Vergisi Kanunun 6. maddesinin ikinci fıkrasında "bir kağıtta toplanan akit ve işlemler birbirine bağlı ve bir asıldan doğma oldukları takdirde Damga vergisi, en yüksek vergi alınmasını gerektiren akit veya işlem üzerinden alınır." hükmünün yer aldığını, bu nedenle en yüksek oran olan %07,5 orandaki damga vergisinin alındığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeden alınan %07,5 oranındaki damga vergisinin belirtilen hükme göre en yüksek vergi oranı olduğunu, bahse konu ödemelerle ilgili yapılacak kesintinin ikinci kesinti olup mükerrer vergilendirmeye sebep olacağından anılan fıkraya göre ödemelerde kesinti yapılmadığını, çünkü fıkrada belirtilen hüküm uyarınca; Belediye ile yüklenici arasında yapılan akit sonucu gerçekleşen ödemelerin, birbirine bağlı ve bir asıldan doğma işlemler olduğunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun 117. maddesinin üçüncü fıkrasının, verginin mükerrer olması durumunu hesap hatası olarak düzenlediğini, bu işlemler, birbirinden tamamen ayrı akit ve işlemler olmadığından bunların her birinden ayrı ayrı vergi alınmamış ve bu suretle mükerrer verginin sebep olduğu hesap hatasına düşülmediğini belirterek yapılan icraatların kabulü ile Sayıştay İlamının değiştirilmesini talep etmişlerdir. 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1. maddesinin ilk fıkrasında ,bu yasaya ekli, (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, ikinci fıkrasında, bu yasadaki kağıtlar teriminin yazılıp imzalanmak suretiyle düzenlenen ve herhangi bir hususu ispat veya belli etmek için ibraz edilebilecek olan belgeleri ifade ettiği, 2. maddesinde vergiye tabi kağıtlar niteliğinde bulunan veya onların yerini alan mektup ve şerhlerin damga vergisine tabi tutulacağı, 3. maddesinde de damga vergisi mükellefinin kağıtları imza edenler olduğu, resmi dairelerle kişiler arasındaki işlemlere ait kağıtların damga vergisini kişilerin ödeyeceği, 8.maddesinde, bu yasada yazılı Resmi Daireden, genel ve katma bütçeli daire ve idarelerle, il özel idareleri, belediyeler ve köylerin kastedildiği belirtildikten sonra 14. maddesinde, kağıtların damga vergisinin bu Kanuna ekli (1) sayılı tabloda yazılı nispet veya miktarda alınacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun ‘IV.Makbuzlar ve diğer kağıtlar’ başlığının (h) bendinde de, kişiler tarafından resmi dairelere verilen belli parayı içeren makbuz ve ibra senetleri ile resmi daireler nam ve hesabına kişiler adına açılmış ve açılacak hesaplara nakledilmeyi veya emir ve havalelerine tediyeyi temin eden kağıtlardan binde yedi buçuk (% 7,5) oranında damga vergisi alınacağı belirtilmiştir. Özetle Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun II.2. ...