Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 179 sayılı ilamın 2. maddesiyle, 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışın kurum avukatı Büşra GÜR’e ödenen vekalet ücreti hesabında yıllık tutar sınırlamasının dikkate alınmaması nedeniyle 2.362,65-YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; tazmin kararının Avukatlı Kanununa ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, Avukatlık Kanunun 164. maddesinin 4667 sayılı Kanunla değiştirilmesinden sonra, tarifeye dayanılarak karşı tarafa yönelecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu konusunda tereddüt kalmadığını, bu durumda Avukatlık Kanununun 164/son maddesi ile 657 sayılı Kanunun 146/3 maddesinin bir arada uygulanmasının mümkün olmadığını, iki kanunun çelişik hükümler içerdiğini, karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretinin hiçbir limit ve sınırlama uygulanmaksızın kurumlarda sürekli olarak görev...
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü: 179 sayılı ilamın 2. maddesiyle, 657 sayılı Kanuna tabi olarak çalışın kurum avukatı Büşra GÜR’e ödenen vekalet ücreti hesabında yıllık tutar sınırlamasının dikkate alınmaması nedeniyle 2.362,65-YTL’ye tazmin hükmü verilmiştir. Dilekçi temyiz dilekçesinde özetle; tazmin kararının Avukatlı Kanununa ve hukuk kurallarına aykırı olduğunu, Avukatlık Kanunun 164. maddesinin 4667 sayılı Kanunla değiştirilmesinden sonra, tarifeye dayanılarak karşı tarafa yönelecek vekalet ücretinin avukata ait olduğu konusunda tereddüt kalmadığını, bu durumda Avukatlık Kanununun 164/son maddesi ile 657 sayılı Kanunun 146/3 maddesinin bir arada uygulanmasının mümkün olmadığını, iki kanunun çelişik hükümler içerdiğini, karşı taraftan tahsil edilen vekalet ücretinin hiçbir limit ve sınırlama uygulanmaksızın kurumlarda sürekli olarak görev yapan avukatlara eşit olarak dağıtılması gerektiğini, Avukatlık kanunun özel hüküm getirdiğini 657 sayılı kanunun genel hüküm içerdiğini dolayısıyla avukatlık kanununun öncelikle uygulanması gerektiği belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını istemektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 146. maddesinin ikinci fıkrasında memurlara kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ve amirlerin tayin ettiği görevler karşılığında bu Kanunla sağlanan haklar dışında ücret ödenemeyeceği, hiçbir yarar sağlanamayacağı belirtildikten sonra üçüncü fıkrasında bazı kanunların ilgili maddeleri sayılarak "1389 sayılı Kanun ile Katma Bütçeli Kurumların, İl Özel İdareler ve Belediyeler ile bunlara bağlı birliklerin davalarını sonuçlandıran avukat vesaireye verilecek vekalet ücretine ilişkin sair kanun hükümleri saklıdır. Şu kadar ki, vekalet ücretinin yıllık tutarı; 6.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçemez. Bu esasa göre yapılacak dağıtım sonunda artan miktar merkezde bir hesapta toplanarak Maliye Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmeliğe göre diğer avukatlar arasında yukarıdaki miktarı aşmamak üzere eşit olarak dağıtılır." hükmüne yer verilmiştir. 31.08.1961 tarih "ve 10894 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "1389 sayılı Kanuna Göre Vekalet Ücreti Tevzi Yönetmeliği"nin 3 üncü maddesinde "Davanın ikame ve takibi ile sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte birkaç avukatın hizmeti geçmiş ise yukarıdaki hükümlere göre dava avukatı için ayrılan hisseler her avukatın hizmet ve karara tesir derecesine göre baş hukuk müşavirliğince, teşkilatı bulunan yerlerde de muhakemat müdürlüklerince bu avukatlar arasında paylaştırılır." denilmiştir, 19.04.1983 tarih ve 18023 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Limit Dışı Kalan Vekalet Ücretlerinin Dağıtım Esasları Hakkında Yönetmelik"in 1 inci maddesinde "Bu Yönetmelik, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar ile İl Özel İdareleri ve Belediyeler ve Özel Kanunlarındaki hükümlerle 1389 sayılı Kanuna atfen vekalet ücretinden yararlanan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağ...